Soğan

Kuru kırmızı ve beyaz soğan...

Soğan Nedir? Neye İyi Gelir?

Soğan, bilimsel adı Allium cepa olan bitkinin kökünde, toprağın altında büyüyen ve sarımsak ve pırasayla yakın akraba olan bir sebzedir. Her ne kadar gözleri yaşartmasıyla ünlü olsa da sağlığa olan faydaları ve lezzeti sayesinde bu durum rahatsız edici olmaktan kolaylıkla çıkar. İçerisinde yüksek oranlarda antioksidan ve sülfürlü bileşikler bulunur. Kronik hastalıkları önleyici, iltihap azaltıcı, kanser ve diyabet riskini düşürücü ve kemik sağlığını artıran etkileri vardır.

Soğan genellikle yemek ve salatalara lezzet katmak için kullanılır veya garnitür olarak tüketilir. Hint mutfağının temel besinlerindendir. Sebzenin boyu, şekli ve rengi değişebilir ancak yaygın olarak beyaz, sarı ve kırmızı renklerdedir. Lezzeti hafif ve tatlıdan keskin ve acıya kadar, soğanın türüne ve yetiştiği mevsime bağlı olarak değişir. Bitkinin sadece soğanı değil aynı zamanda yeşil soğan olarak yaprakları da tüketilebilir.




Soğanın Sağlığa Faydaları

1- Kanser Riskini Düşürür: Soğan ve akrabası olan diğer bitkiler, kanserli hücrelere etkileri hakkında detaylıca incelenmiştir. Özellikle kolon, prostat, yemek borusu ve mide kanserlerinde, kanserli hücrelere karşı etkili olduğu düşünülmektedir. Soğanın içerdiği bileşikler tümör oluşumu ve gelişimini ve serbest radikallerin bir araya gelmesini önleyebilir. Bu etkilerin sebebi olarak ise soğanın organosülfür bileşikleri açısından zengin olması gösterilmektedir. 

Bir araştırma sonucunda haftada 7 defa soğan tüketen kişilerde kolorektal kanser görülme olasılığının çok daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. (1) Bir başka makalede soğan ve benzeri sebzeler tüketimi ile prostat kanseri arasındaki ilişki kontrollü deneylerle incelenmiş ve en yüksek soğangiller sebzeleri tüketimi olan kişilerde prostat kanseri görülme sıklığının oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. (2)

2- Ruhsal Durumu ve Uyku Kalitesini İyileştirir: Soğanda bulunan folat depresyonun azaltılmasında etkili olabilir. Homosistein seviyelerinin yüksek olması besinlerin kan yoluyla beyne ulaşmasını önleyebilir ancak folat (folik asit) homosisteinin zararlı etkilerini azaltır. Aşırı homosistein ayrıca ruhsal durumu ve uykuyu etkileyen serotonin, dopamin ve norepinefrin üretimini de olumsuz etkiler.

3- Soğan Tüketimi Kalp Sağlığını İyileştirir: Soğan tüketimi kalp sağlığını, tansiyonu ve kalp krizi riskini düşürerek iyileştirir. İçerdiği sülfür doğal bir kan inceltici görevi üstlenir (3) ve damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Bilinenlere göre soğandaki sülfür ayrıca hipertansiyonu azaltabilir ve erteleyebilir. (5)

Son zamanlarda bilim adamları mesaj molekülleri olan oksilipinler ve kolesterol kontrolü arasında bir bağlantı bulmuştur. 2016 yılında yapılan araştırmaya göre (4) soğan tüketimi oksilipin miktarını artırır ve kandaki yağ ve kolesterolün düzenlenmesine yardımcı olur.

4- İltihaplanmaları Azaltır: 1990 yılında yapılan araştırmalara göre soğanda bulunan sülfürlü bileşikler etkili anti-enflamatuar ajanlar olabilir. (6) İçerdiği kuersetin de solunum kaslarını rahatlatarak astım semptomlarında rahatlama sağlayabilir. (7)

5- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir ve Alerjik Reaksiyonları Azaltır: Soğandaki polifenoller antioksidan rolü üstlenir ve vücudu serbest radikallere karşı korur. Serbest radikallerin etkisizleştirilmesi bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Ayrıca içerdiği kuersetin vücutta histamin üretimini durdurarak alerjik reaksiyonları azaltır. Yani aslında gözleri yaşartan soğanı tüketerek, kaşıntı, burun akıntısı ve göz yaşarması gibi alerjik reaksiyonlardan kurtulabilirsiniz.

6- Sindirim Sağlığını İyileştirir ve İshali Önleyebilir: İçerdiği lif iyi sindirimi kolaylaştırır. Soğan ayrıca oligofruktoz denen özel bir tür çözünür lif içerir. Bu lif türü bağırsaklardaki faydalı bakteriler için besin kaynağıdır. 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre oligofruktoz çeşitli ishal türlerini önleyebilir ve tedavi edebilir. (8) Soğanda bulunan, serbest radikalleri etkisizleştiren fitokimyasallar ise gastrik ülser riskini düşürür. (9)

7- Kan Şekerini Düzenler: Soğanda bulunan krom kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Sülfür ise insülin üretimini artırarak kan şekerini düşürür. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarında kırmızı soğan tüketiminden sonra kan şekeri 4 saat süreyle düşük kalmıştır. (10)

8- Yaşlı Kadınlarda Kemik Yoğunluğunun Korunmasına Yardımcı Olur:
Menopause dergisinin 2009 yılı araştırmasına göre; menopozda olan veya bitiren kadınların her gün düzenli olarak soğan tüketmesi kemik yoğunluğunu artırır. Düzenli olarak soğan tüketen kadınlarda, hiç yemeyenlere kıyasla kalça kırığı görülme riski %20 oranında daha düşüktür.

9- Kulak Sorunları ve Ağrısını Tedavi Eder: Konu hakkında yeterli bilimsel araştırma olmasa da soğan suyunun kulak ağrılarını tedavi ettiği toplumda genel olarak kabul gören bir inanıştır. (11) Soğanı biraz ısıtıp yumuşatarak veya blender ve tülbent yardımıyla suyunu kolaylıkla çıkarabilirsiniz. Bu evde tedavi yönteminde soğan suyundan, enfekte olmuş kulağa birkaç damla damlatmak yeterlidir.

10- Solunum Sağlığını İyileştirir: Astım ve alerjik rinit gibi solunum sorunları olan kişiler bazı meyve ve sebzelerden etkili faydalar görebilir, soğan bu sebzelerden biridir. (12) Soğanın iltihap azaltıcı etkileri solunum yolu sorunlarında da etkili olur. Bu tarz hastalığı olanlara bol bol soğan tüketmeleri önerilir.

11- Cinsel Sağlığı Artırır: Soğan Uganda’da iktidarsızlık ve ereksiyon sorununu tedavi etmek için kullanılan bitkisel ilaçlardan biridir. (13) Bilimsel olarak kesin bilgiler olmasa da erkekler için faydalı bir besindir. Soğan suyu ve bal karışımının doğurganlığı artırdığı düşünülmektedir.

12- Antimikrobiyaldir ve Ağız Sağlığına İyi Gelir: İçerdiği sülfürlü bileşikler ağızdaki bakteri ve diş çürümelerini azaltır. Soğanın çiğ olarak tüketilmesi daha güçlü antimikrobiyal etkiler göstermesini sağlar. Ancak ağızda sebep olacağı soğan kokusunun farkında olunmalıdır.

Soğanın Yan Etkileri / Zararları

Soğanın besin miktarlarında ağızdan tüketilmesi güvenlidir. Soğan tüketimi yine de bazı kişilerde aşağıdaki risk gruplarında yan etkiler yapabilir. Ciltle temasında kızarıklık veya egzama yapabilir. Çiğ soğan gazı gözlerde yaşarma yapar. Soğan yedikten sonra mide rahatsızlığı ve ağrısı ortaya çıkabilir.

Soğan İntoleransı ve Alerji: Soğan alerjisi oldukça nadirdir ancak intolerans yaygın olarak görülür. Soğan intoleransının belirtileri mide bozulması, mide ekşimesi ve gazdır. (14) Bazı kişilerde yedikleri soğana alerjik olmasalar bile soğanın ciltle temasında alerji görülebilir.

Hamilelik ve Emzirme: Hamilelik ve emzirme esnasında soğanın tıbbi amaçlarla yüksek miktarlarda kullanılmaması önerilir.

Diyabet: Soğan kan şekerini düşürür. Eğer ilaçlarla beraber tıbbi dozlarda soğan kullanıyorsanız kan şekerinizi düzenli olarak kontrol edin.

Kanama Düzensizlikleri: Soğan kanın pıhtılaşma sürecini yavaşlatır. İlaç olarak tüketildiğinde kanama riskini artıracağı düşünülmektedir. Eğer kanama düzensizliği yaşıyorsanız tıbbi dozlarda kullanmayın.

Soğan Evcil Hayvanlar İçin Tehlikeli Olabilir: Soğan tüketmek köpek, kedi, at ve maymunlar için tehlikeli olabilir. (15) İçerdiği sülfit ve sülfoksitler, Heinz vücut anemisi denen hastalığa sebep olabilir. Bu hastalık kırmızı kan hücrelerinde görülen ve anemiye yol açan hasarla ortaya çıkar. (16)

Kuru Soğan Besin Değerleri

Kuru Soğan100 Gram - Çiğ
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori40.0%2
Yağ Kaynaklı Kalori0.8
Toplam Yağ0.1 g%0
Doymuş Yağ0.0 g%0
Trans Yağ--
Kolesterol--
Toplam Karbonhidrat9.3 g%3
Diyet Lifi1.7 g%7
Şeker4.2 g
Protein1.1 g%2
B6 Vitamini0.1 mg%6
C Vitamini7.4 mg%12
Folat (Folik Asit)19.0 mcg%5
Tiamin~0.0 mg%3
Riboflavin~0.0 mg%2
Potasyum146 mg%4
Manganez0.1 mg%6
Fosfor29.0 mg%3
Kalsiyum23.0 mg%2
Magnezyum10.0 mg%2
Bakır~0.0 mg%2

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.




Soğan Neden Gözleri Yaşartır?

Soğanın ağlatmasının sebebi, soğanda meydana gelen ve neticesinde lachrymatory factor denen gözleri yaşartan kimyasalın ortaya çıktığı bir tepkimedir. Soğanda reaksiyona giren maddeler sülfenik asit ve alliin‘dir. Basitçe soğanın kabuğunu soyarsanız gözleriniz yaşarmaz ancak eğer soğanı doğrar, keser veya ezerseniz gözleriniz yaşarır. Bunun sebebi soğan hücrelerinin kesilmesi veya kırılması sonucunda, normal durumda soğanda birbirinden ayrılmış iki maddenin bir araya gelmesidir. Bu iki madde puzzle parçası gibi bir araya gelip güçlü bir kimyasal silaha dönüşebilir. (17) Tepkime sonucu ortaya çıkan bu gaz önce gözlere sonra duyusal sinirlere zarar vererek göz hücrelerinin bazılarının yırtılmasına neden olur. Etkileşim biber gazının etkilerine benzer. Lachrymatory factor denen bu madde soğanın, mikrop ve hayvanlardan korunmak için geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. 

Kaynaklar ve Referanslar


Yazıyı Puanlayın
[Toplam Oy: 2 Ortalama Puan: 5]

İlgili yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.