Bal (Doğal / Katkısız)

Balk kavanozu ve bal...

Bal Nedir? Bal Neye İyi Gelir?

Bal binlerce yıldır şifalı özellikleri bilinen ve el üstünde tutulan bir besindir. Her mutfağın olmazsa olmazıdır ve rafine şeker icat edilmeden önce en yaygın kullanılan tatlandırıcı madde olmuştur. Gerçekten de tatlandırıcı olarak toz şeker yerine bal tercih etmek çok daha sağlıklıdır. Ancak bütün besinlerde olduğu gibi balı tüketirken de besin ve kalori değerlerinin bilincinde olmak daha iyidir. Bir yemek kaşığı bal 64 kaloridir, yağ ve kolesterol içermez. Şeker oranı yüksektir ve içeriğinin %80’i karbonhidrattır. Balı önemli yapan bu değerler değil içerdiği bioaktif bileşikler ve antioksidanlardır. Balın faydaları en çok şeker yerine tatlandırıcı olarak tercih edildiğinde ortaya çıkar.

Arılar Nasıl Bal Yapar?

Arılar çiçeklerden tatlı bir sıvı olan nektarı boru şeklindeki dilleri ile alarak, bu sıvıyı 2. midelerinde (bal midesi) depolar. Burada nektar enzimler aracılığıyla farklı bir kimyasal yapıya büründürülür. Daha sonra kovana dönen arı, bu sıvıyı ağzından başka bir arının ağzına aktarır ve bu süreç tekrar eder, yarı sindirilmiş nektar yeterli işlemden geçtikten sonra bal peteğine doldurulur. Burada hala oldukça akışkandır ve mutfaktaki yoğun bal kıvamından uzaktır. Sıvıdaki fazla suyu buharlaştırmak için arılar kovandaki balın üzerine kanatlarıyla rüzgar yapar ve içerisindeki suyun buharlaşmasını hızlandırır. Bal yeterince koyulaştıktan sonra petek mühürlenir ve soğuk kış aylarında arının tüketmesi için depolanır. (1)

Balın rengi, lezzeti, aroması ve yapısı arıların ziyaret ettiği çiçeklere göre değişiklik gösterir. Örneğin çam balı ve lavanta balı birbirinden çok farklı olabilir. Aynı şekilde bazı bal türleri yetiştiği bölgedeki bitki türleri sebebiyle sağlık üzerinde ayırt edici etkiler yapabilir.


Balın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

1- Kaliteli Ballar Antioksidan Açısından Zengindir: Doğal ve kaliteli ballar çok sayıda önemli antioksidan madde içerir. Bu maddelerin arasında organik asitler ve flavonoidler gibi fenolik bileşikler vardır. (2) Bilim adamları bala antioksidan gücünü bu maddelerin bileşiminin verdiğine inanıyor. İlginç olarak iki araştırma karabuğday balı ve türevlerinin kandaki antioksidan miktarını artırdığını belirtiyor. (3, 4) Antioksidanlar kalp krizi, felç ve çeşitli kanser türleri riskini düşürür ve göz sağlığını artırır. (5)

2- Diyabet Hastaları İçin Şeker Kadar Kötü Değildir: Bal ve diyabet ilişkisi biraz karışıktır. Bir tarafta tip 2 diyabet olan kişilerde yaygın görülen kalp hastalıkları riskini düşürdüğü bilinir. Örneğin bal tüketmek kötü (LDL) kolesterolü, trigliseridleri ve iltihaplanmaları düşürürken, iyi (HDL) kolesterolü yükseltir. (6) Ancak bazı araştırmalar da kan şekerini yükselttiğini ancak yükselişin rafine şeker kadar yüksek olmadığını belirtiyor. Bal, toz şekerden daha iyi olsa da diyabet hastaları tarafından dikkatli tüketilmelidir. Aslında diyabeti olan kişilerin karbonhidratı minimize etmesi daha iyidir. Bilinmelidir ki belirli ballar şurup ile olgunlaştırılıp piyasaya sürülebilir, bu ballardan uzak durulmalıdır.

3- İçerdiği Antioksidanlar Tansiyonun Düşmesine Yardımcı Olur: Yüksek kan basıncı kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür ve bal tansiyonun düşmesine yardımcı olabilir. Bu etkinin sebebi içerisindeki antioksidanların tansiyonu düşürebilmesidir. (7) Hem fare hem de insanlarda yapılan araştırmalarda, bal tüketiminden sonra tansiyonda orta düzeyin altında düşüşler ölçülmüştür. (8)

4- Kolesterol Seviyelerini Düzenler: Yüksek düzey LDL kolesterol kalp hastalığı için ciddi bir risk faktörüdür. Bu tip kolesterol arterlerdeki yağlı birikimler olan aterosklerozda büyük rol oynar, kalp krizi ve felce yol açabilir. Birden fazla bilimsel araştırma bal tüketmenin kolesterol seviyelerini iyileştirdiğini belirtiyor. Bal kötü kolesterolü düşürür ve iyi (HDL) kolesterolü önemli oranda yükseltir. (9, 10) Örneğin bir araştırmada 55 hastanın toz şeker ve bal tüketimleri kıyaslanmış, bal tüketenlerde kötü kolesterolde %5.8 düşüş, iyi kolesterolde %3.3 artış gözlenmiştir. (11)

5- Trigliserid Miktarlarını Düşürür: Yüksek kan trigliseridleri kalp hastalıkları için bir diğer risktir. Ayrıca insülin direncini de artırırlar. Trigliseridler şeker ve rafine karbonhidratların yoğun tüketildiği diyetlerde artış gösterir. İlginç şekilde çok sayıda bilimsel araştırma bal tüketiminin özellikle şeker yerine tercih edildiğinde trigliserid seviyelerini düşürdüğünü belirtiyor. (9, 10, 12) Örneğin bir araştırmada şeker yerine bal tüketildiğinde trigliserid miktarlarında %11-19 arası düşüş belirlenmiştir. (13)

6- İçerdiği Antioksidanların Kalbi Güçlendirici Diğer Etkileri Vardır: Balın bu etkilerinin sebebi tekrar fenoller ve diğer antioksidan bileşiklerdir. Bal kalp damarlarının güçlenmesine yardımcı olur ve kalbe kan akışını artırır. Damarlarda pıhtı oluşmasını önleyebilir. Ayrıca bir araştırmaya göre kalbi oksidatif stresten korur. (14)

7- Yanık ve Yaraların İyileşmesini Hızlandırır: Yara ve yanıkların iyileşmesi amacıyla bölgesel olarak bal uygulanması antik Mısır’dan günümüze gelmiş bir tedavi yöntemidir.

26 araştırmanın gözden geçirilmesi sonucu bal en çok kısmi kalınlıkta yanıkların ve ameliyattan sonra enfeksiyon kapan yaraların tedavisinde etkilidir. (15) Ayrıca organ kaybına yol açabilecek diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde etkili olur. (16) Bir araştırma, yara tedavisinde bal kullanılmasında %43.3 oranında başarı bildirmiştir. Diğer araştırmada ise diyabetik ülseri olan hastaların %97’sinde iyileşme bildirilmiştir. (17, 18)

Bilim adamları balın iyileştirici gücünün antibakteriyel ve antienflamatuar etkilerinden ve kapladığı dokuyu iyi beslemesinden kaynaklandığını belirtiyor. Dahası bal sedef hastalığı ve uçuk lezyonları dahil diğer cilt sorunlarına karşı da etkili olabilir. Özellikle manuka balı yanık yaralarına karşı etkili bir tedavi olarak düşünülmektedir. (19)

8- Çocuklarda Öksürüğü Geçirebilir – Boğaz Ağrısına İyi Gelir: Çocuklarda öksürük ve üst solunum yolu enfeksiyonları uykuyu ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durumlarda temel ilaçlar her zaman etkili olmayabilir ve yan etkileri olabilir. İlginç olarak bazen bal daha iyi bir seçim olabilir ve kanıtlara göre oldukça etkilidir. (20, 21)

Bir araştırmada balın iki yaygın kullanılan ilaca göre daha etkili olduğu bulunmuştur. (22) Bir diğer araştırmaya göre bal kullanmak soğuk algınlığı belirtilerini ve uyku kalitesini soğuk algınlığı ilaçlarından daha çok iyileştirmiştir. (21) Bal, botulizm (gıda zehirlenmesi türü) riskinden dolayı
ne olursa olsun 1 yaşın altındaki çocuklara verilmemelidir. (23)

9- Bal Antibakteriyel ve Antifungal Özellikler Gösterir: İstenmeyen bakteri ve mantarları öldürebilir. İçerisinde doğal olarak hidrojen peroksit vardır ve antiseptik bir maddedir. Bakteri ve mantarlara olan tesiri balın türüne gör değişiklik gösterebilir ancak balın antibakteriyel ve antifungal olarak etkili olduğu kabul görmüştür.

10- Sindirim Sağlığına İyi Gelir: Bazen ishal gibi sindirim sorunlarını tedavi etmek için kullanılır. Ayrıca mide ülserinin yaygın sebeplerinden biri olan H. pylori‘ye karşı etkili bir tedavi olabilir. Balın sindirim sistemine bir diğer faydası ise güçlü bir prebiyotik olmasıdır. Yani bağırsaklarda yaşayan ve sadece sindirim sağlığı için değil genel sağlık için de çok önemli olan faydalı bakteriler için besin kaynağıdır.

11- Alerjileri Rahatlatır: Balın antienflamatuar etkileri ve öksürüğü yatıştırması ayrıca mevsimsel alerjilere karşı da etkili olabileceğine yönelik bir inanış olmasını sağladı. Bu etkileri destekleyen klinik araştırmalar olmasa da, bazı doktorlar; “Genel kabul edilen teori, balın doğal bir aşı etkisi yaptığıdır. Bal küçük miktarlarda polen içerir ve vücut bu polene maruz kaldığında polene karşı antikor üretir. Tekrar eden maruziyetler sonucu vücut bir süre sonra daha az histamin üretmeye başlar.”; açıklamasında bulunmuştur.

12- Bal Tamamen Doğal Bir Enerji İçeçeğidir: Harika bir tamamen doğal enerji kaynağıdır. Bir yemek kaşığı balda 17 gram karbonhidrat bulunur. Bu doğal işlenmemiş şeker -fruktoz ve glukoz- doğrudan kan dolaşımına girer ve hızlı bir enerji yükselişi sağlar. Bu artış antrenman yapan sporcular için kısa süreli olmasıyla faydalıdır. Özellikle yüksek dayanıklılık gerektiren ağır antrenmanlardan önce bal tüketmek faydalı olabilir.

13- Hafızayı Güçlendirir: Antioksidanlarla dolu olan bu tatlı nektar beyinde hücre hasarı ve hücre ölümlerini önleyebilir. 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre; günde bir kaşık bal tüketmek menopoz sonrası kadınlarda hafızayı güçlendirebilir. 4 ay boyunca günde 20 gram bal tüketen kadınlarda, hormon hapı kullanan hemcinslerine göre kısa süreli hafıza daha güçlü kalmıştır. (24)

Bal vücudun kalsiyum emilimini artırır. Beynin düşünceleri işleyip karar verebilmesi için kalsiyuma ihtiyacı vardır.

Balın Yan Etkileri / Zararları

Çoğu yetişkin için ve 1 yaşından büyük çocuklar için ağızdan kullanıldığında veya cilde uygulandığında güvenlidir. Ancak bebekler ve çok küçük çocuklar tarafından tüketilmesi tehlikelidir. Botulizm riskinden dolayı 12 aylıktan küçük çocuklarda bal kullanılmamalıdır. Aşırı bal tüketiminde ve bazı durumlarda aşağıdaki yan etkiler görülebilir:

  • Gıda Zehirlenmesi: Çiğ bal işlenmediği için içerisinde yabancı maddeler, polen, arı kanadı, propolis, bal peteği bitleri bulunabilir. Bu maddeler sindirim sisteminde düzensizliklere yol açabilir.
  • Botulizm: 12 aylıktan küçük bebeklere bal verilmemelidir. Ciddi bir durum olan Clostridium botulinum bakterisi kaynaklı botulizme yol açabilir. Farklı kaynaklardan gelen toksinlerinde sebep olabileceği botulizm zehirlenmesinin, ani bebek ölümlerinin %10’unun sebebi olduğu düşünülmektedir. (25)
  • Mide Rahatsızlığı: Aşırı bal tüketmek midede fruktoz sebebiyle rahatsızlık yapabilir.
  • Alerjik Reaksiyonlar: Bal tüketmek bazı bünyelerde alerjik reaksiyonlara yok açabilir.
  • Kan Şekerini Yükseltebilir: Kontrolsüzce tüketilen bal kan şekerini yükseltebilir. Günlük bal tüketiminizi kontrol altında tutmalısınız.
  • Kilo Alımı: Yüksek kalorili olduğu ve basit karbonhidratlardan oluştuğu için aşırı tüketmek kilo aldırabilir.
  • Diş Çürümesi: %82’si şekerden oluşur ve aşırı tüketmek diş çürümesini hızlandırabilir.

Hamilelik ve Emzirmede Bal Tüketimi: Besin miktarlarında tüketildiğinde güvenli kabul edilir. Botulizm riski bebekler ve küçük çocuklar için geçerlidir, yetişkinleri ve hamile kadınları etkilemez. Ancak hamilelik süresince tıbbi amaçlarla kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur. Tıbbi miktarlardan ve bölgesel uygulamalardan kaçınmak daha güvenlidir. (26)

Balın Besin Değerleri (27)

Bir yemek kaşığı bal 64 kaloridir, yağ ve kolesterol içermez. Şeker oranı yüksektir ve içeriğinin %80’i karbonhidrattır. Balı önemli yapan bu değerler değil içerdiği bioaktif bileşikler ve antioksidanlardır.

Bal (Çiğ)21 Gram - 1 Yemek Kaşığı
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori63.8%3
Yağ Kaynaklı Kalori63.6
Toplam Yağ0.0 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol--
Sodyum0.8 mg%0
Toplam Karbonhidrat17.3 g%6
Diyet Lifi0.0 g%0
Şeker17.2 g
Protein0.1 g%0
Folat (Folik Asit)0.4 mcg%0
Kolin0.5 mg
Betain0.4 mg
Manganez0.0 mg%1
Magnezyum0.4 mg%0
Fosfor0.8 mg%0
Potasyum10.9 mg%0
Selenyum0.2 mcg%0
Florid1.5 mcg
Su3.6 g

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar
Kaynaklar ve referanslar için tıklayınız.

Yazıyı Puanlayın
[Toplam Oy: 2 Ortalama Puan: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.