Durian

Durian meyvesi nedir?

Durian nedir? Neye iyi gelir?

Durian meyvesi Güneydoğu Asya ülkelerinde genellikle meyvelerin kralı olarak adlandırılır. Malezya, Endonezya, Brunei ve Filipinlerin yerlisi olduğu düşünülmektedir. Meyve oldukça büyüktür, 30 cm boyunda ve 15 cm eninde, 2-3 kg ağırlığında olabilir, sert ve diken gibi sivri uçlu çıkıntılarla dolu bir kabuğu vardır, içerideki etli kısmı sarıdan kırmızıya değişebilir.

Çok tartışılan bir meyve olmasının sebebi kokusudur. Bazı kişiler kokuyu beğenirken büyük bir kitle ise iğrenç ve mide bulandırıcı bulur. Bu durum durianın belirli Asya ülkelerinde toplu taşımaya sokulmasının yasaklanmasına yol açmıştır. Aslında meyvenin kokusunu rahatsız edici bulan ve sağlığa olan faydalarını savunan iki farklı grup birbirini dengelemektedir.


Durian meyvesinin faydaları

1- Sindirime Yardımcı Olur: Malezya üniversitelerinde yapılan bir araştırmaya göre meyvenin tüketilmesi sindirim sürecini düzene sokar. Durian’da yüksek miktarda lif bulunur ve bu lif sindirim sistemi sağlığı için gereklidir. Bağırsaklarda tıkanıklık, kabızlık, mide yanması, aşırı gaz gibi sorunları önler.

2- Kalp Sağlığı: Durian kalp dostudur. Yine içerdiği lif vücuttaki aşırı kolesterolün atılmasını sağlar ve kardiovasküler sistemi korur.

3- Tansiyonu Düşürür: Tansiyonu olumsuz etkileyen etmenlerin normalleştirilmesine katkı sağlar, kalp atışını düzene sokar. (1) Meyve potasyum açısından zengindir ve potasyum minerali vücuttaki tuz ve sıvı dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Yeterli miktarda potasyum alındığında kan damarları rahatlar ve tansiyon düşer; ateroskleroz, kalp krizi ve felç riski düşer.

4- Yaşlanma Geciktirici Özellikleri Vardır: Geleneksel bitkisel tedavi yöntemlerinde durian meyvesi, meyvelerin kralı olarak adlandırılır. Bir meyve olarak vitamin ve organik kimyasallar kaynaklı antioksidan yapısı serbest radikallere karşı oldukça etkilidir. Tüketilmesi erken yaşlanmayı, kırışıklıkları, yaş lekelerini ve saç ve diş kaybını önler.

5- İnsomniayı Tedavi Eder: Kısa süreli görülen uyku düzensizliklerini tedavi eder. (2) Meyvede uyku getirme özelliği bulunan triptofan maddesi bulunur. Bu organik kimyasal -uyku getirici amino asit- özellikle hindi etinde yer almasıyla iyi bilinir. Madde beyne girdiğinde, serotonin ile kaplanır ve rahatlama ve mutluluk hissi ortaya çıkar. Fazla serotonin daha sonra kan dolaşımına melatonin salınmasını sağlar ve uyuma isteği oluşur.

6- Cinsel İşlev Bozukluğunu Tedavi Eder: Durian meyvesinin afrodizyak özelliklerini ortaya çıkarmak için bir dizi araştırma yapılmıştır. (3) Libido ve cinsel dayanımın artırılmasını sağladığı düşünülmektedir ancak bu bilgiler bilimsel olarak anlaşılamamıştır. Ancak bulgulara göre metabolik sendrom kaynaklı cinsel sorunlara ve kısırlığa karşı etkili olmaktadır.


7- Kemik Sağlığını Artırır: Harika bir magnezyum, potasyum, manganez ve bakır kaynağıdır, kemik sağlığının korunmasında etkili rol oynar. (4) Besin ayrıca bağırsaklardan diğer vitamin ve minerallerin emilimini iyileştirerek de kemik sağlığını artırır.

8- Kansızlığı Tedavi Eder: Yüksek miktarda folik asit içerir. İyi bir demir ve bakır kaynağıdır. Kırmızı kan hücresi üretimini artırır ve anemi semptomlarının azaltılmasını sağlar.

Durian Meyvesinin Zararları

Meyvenin tüketilmesindeki tek risk yüksek oranlarda yağ içermesidir. Bu oran da avokadoda bulunan yağ oranından düşüktür. İçerdiği yağlar genellikle sağlıklıdır ancak kilo problemi olan kişiler için zararlı olabilir.

Durian Meyvesi Besin Değerleri

İçerisinde çok çeşitli vitamin ve mineraller bulunur. (5) C vitamini, folik asit, tiamin, riboflavin, niasin, B6 ve A vitamini açısından iyi bir kaynaktır. Potasyum, demir, kalsiyum, magnezyum, sodyum, çinko ve fosfor gibi önemli mineraller barındırır. Kalan kısımları; su, faydalı yağlar, lifler, fitobesinler, protein ve karbonhidrattan oluşur. (6)


Kaynaklar ve Referanslar


Greyfurt

Dilimlenmiş greyfurt meyvesi...

Greyfurt nedir? Neye iyi gelir?

Ağaçta greyfurt meyveleri

Greyfurt bilimsel adı Citrus paradisi olan yarı tropik bir narenciye türüdür. Meyve ilk olarak Karayipler’deki Barbados ülkesinde ortaya çıkmıştır ve tesadüfen bulunan bir Çin kökenli portakal – pomelo melezidir. Ülkemizde limondan sonra en çok üretilen 4. narenciyedir.

Greyfurt lif açısından zengin ve kalorisi düşük bir meyvedir, içerisinde bioflavonoidler ve ciddi hastalıklara karşı koruyan diğer bitki kimyasalları bulunur. (1) Vücudun metabolizma hızını artırır, insülin seviyelerini düşürür ve tokluk hissi yaratır. Halsizlik, ateş, sıtma, diyabet, kabızlık, sindirim sorunları, idrar yolu sorunları ve aşırı asitlik gibi problemlerle savaşılmasına yardım eder.

Meyvenin en iyi bilinen özelliklerinden biri güçlü bir ilaç/zehir temizleyici olmasıdır. İçerdiği potasyum, likopen, kalsiyum, şeker ve fosfor sağlığa önemli katkılar yapar, içeceği tazeleyici ve enerji vericidir. Eğer düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız veya yeni bir ilaca başlayacaksanız greyfurtun bazı ilaçlarla etkileşime girdiğinden haberdar olmalı ve doktorunuza greyfurt tüketiminizi danışmalısınız. Meyvenin faydaları, zararları ve besin değerleri için yazının devamını okuyabilirsiniz.


Greyfurtun faydaları nelerdir?

1- İştahı Bastırır: Çok sayıda diğer besin ile kıyaslandığında harika bir iştah kesicidir. Meyvenin kokusu açlık hissini azaltır, yemeklerden önce greyfurt suyu tüketmek daha az yemenizi sağlar. Zayıflamaya çalışan çok sayıda kişi greyfurt kullanır. İçerisindeki lif tokluk yaratır, sindirimi uyarır ve aşırı yemek yemeyi önler. (2)

2- Antioksidan Özellikleri: İçerdiği ve acılığını veren naringin maddesi sistemi düzenler ve sindirim sürecinin normal işlemesine katkı yapar. (3) Asitliği azalttığından grip için etkili bir çözüm olduğu düşünülür. Naringin denen madde aynı zamanda bir flavonoiddir ve güçlü antioksidan özellikleri vardır.

3- Sıtmayla Savaşır: Hem suyu hem de meyvesi sıtma tedavisinde etkili olan değerli ve doğal kinin içerir. (4) Kinin sıtma, lupus, artrit ve gece görülen bacak kramplarını tedavi etmede geçmişi olan bir maddedir, besinlerde bulması zordur.

4- Ateş Düşürücüdür: Ateş düşürücü etkileri vardır, vücut sıcaklığı yükseldiğinde ortaya çıkan yanma hissini azaltır. Ayrıca bağışıklık sistemini soğuk algınlığı ve diğer hastalıklara karşı güçlendirir. Greyfurt suyu susuzluğu çok çabuk giderir ve vücudun su ihtiyacını uzun süre sağlar. Bu etkilerin büyük bölümü yüksek miktarda C vitamini içermesinden kaynaklanır.

5- Halsizliği Azaltır: Rutinlerden ve sıkıcı işlerden kaynaklanan yorgunluk ve halsizliğin giderilmesinde etkili olur. Greyfurt suyu tüketmek enerji düzeyinizi tekrar yükseltmek için harika bir seçenek olabilir. Japonya’da yapılan araştırmalara göre greyfurttaki en önemli ve çok nadir maddelerden biri sayılan nootkatone vücutta enerji metabolizmasını iyileştirir. (5) Bu madde dayanıklılığı artırır, zayıflamayı hızlandırır ve diyabet riskini düşürür.

6- Sindirimi İyileştirir: Sindirimi düzenlemek için kullanışlıdır. Diğer besinlere göre çok hafif bir yiyecek olsa da hızlı etkiler ve mideyi rahatlatır. Sindirim sıvılarının salgılarını ve bağırsak hareketlerini düzenler. Bu etkilerinden dolayı modern ilaçlarda zaman zaman greyfurt özütleri kullanılır.

7- Uyku Getirir: Geleneksel kullanımında bir bardak greyfurt suyunun, sağlıklı uyku sağlamak ve insomniayı rahatlatmak için yatağa girmeden önce kullanılması önerilir.

8- Diyabeti Kontrol Eder: Diyabet hastaları meyve olduğu halde, vücuttaki nişasta seviyelerini düşürdüğü için çok endişelenmeden greyfurt tüketebilir. Kullanılması vücuttaki şeker akışını düzenler ve diyabet kontrolünde etkili olur.

9- Asitliği Azaltır: Taze greyfurt suyu düzgün sindirim için bağırsaklarda alkali bir durum yaratır. Asit oluşumunu önler ve aşırı asitlik kaynaklı çok sayıda hastalığı durdurur.

10- Kabızlığı Giderir: Kabızlık için etkili bir evsel çözüm olabilir. Meyve ve suyu kalın bağırsağı ve sindirim sistemini etkiler, kabızlık sorununun çözülmesine fayda sağlayabilir.

11- Gaz Sorunlarına İyi Gelir: Yemeklerden önce düşük miktarda (20 damla kadar) greyfurt suyu tüketilmesi aşırı gazı ve mide rahatsızlığını rahatlatır. (6) Bu etkilerin tam sebebi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır ancak bilinenlere göre greyfurt gibi narenciyelerdeki flavonoidler bu etkiyi sağlar.

12- İdrar Hastalıklarını Rahatlatır: Potasyum ve C vitamini açısından oldukça zengindir, karaciğer, böbrek ve kalp sorunları kaynaklı üriner sistem (idrar sistemi) hastalıklarında geçerli bir çözüm olabilir.

13- Vücudun Kolesterol Kontrolünü İyileştirir: Doğal bir ilaç kaynağı olan meyve çeşitli hastalıklara karşı vücudu korur. Vücudun kolesterolü düzenlemesine ve kardiovasküler hastalık riskinin düşürülmesine yardımcı olur.


Greyfurtun Zararları Nedir?

Besin miktarlarında tüketilmesi güvenlidir, tıbbi amaçlarla güvenli dozlarda tüketilmesi özel durumu olmayan kişiler için güvenlidir. Aşırı miktarda greyfurt veya greyfurt suyu tüketmek tehlikeli olabilir, özellikle ilaç kullanan kişiler ilaç etkileşimlerinden ve özel durumlardan haberdar olmalıdır. Greyfurt çok sayıda ilaçla etkileşime girer, düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız veya başlayacaksanız doktorunuza danışmanız gereklidir. (7)

Hamilelik ve Emzirmede Greyfurt Tüketimi: Hamilelikte greyfurt tüketimi hakkında yeterli bilgi yoktur. Kullanmanız önerilmez.

Göğüs Kanseri: Aşırı miktarda greyfurt suyu tüketmenin göğüs kanseri riskini artırdığına yönelik şüpheler vardır, daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Aşırı miktarda tüketmeyiniz.

Hormon-Hassasiyeti Olan Hastalıklar: Hormon hassasiyeti olan durumu olan kadınların greyfurt suyu tüketmesi önerilmez.


Greyfurt Besin Değerleri

Greyfurt100 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori42.0%2
Toplam Yağ0.1 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum0.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat10.7 g%4
Diyet Lifi1.6 g%6
Şeker6.9 g
Protein0.8 g%2
Tiamin0.0 mg%3
B6 Vitamini0.1 mg%3
C Vitamini31.2 mg%52
A Vitamini1150 IU%23
Folat13.0 mcg%3
Fosfor18.0 mg%2
Magnezyum9.0 mg%2
Potasyum135 mg%4
Kalsiyum22.0 mg%2

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar


İncir

İncir nedir? İncir neye iyi gelir?

İncir, ana vatanı Doğu Akdeniz ve Asya’nın bir bölümü olan, bilimsel olarak Ficus carica ismiyle adlandırılan dutgillerden; tatlı, çok tohumlu, yumuşak kabuklu, kuru veya taze tüketilebilen bir meyvedir. Bol miktarda doğal şeker içerdiği için kolaylıkla şeker alternatifi olabilir. Mısır şurubu ve sükroza göre daha sağlıklı bir alternatiftir.

Türkiye dünya incir üretiminde 2018 verilerine göre yıllık 262,644 ton ile liderdir. Ülkemizi Mısır ve Fas takip eder. (1) Taze incirde olduğu gibi kuru incir üretiminde de ilk sırada Türkiye yer alır. (2)

En yaygın tüketilen incir türleri; Kara incir (Mor incir) / Kara misyon incir, sarı incir, kahverengi incir, bardakçı inciri gibi türlerdir. Ayrıca yetiştiği ile göre adlandırılan incirler de vardır. Taze incir sadece mevsiminde tüketilirken, kuru incir yılın her mevsimi bulunabilir. Özellikle kuru incirin, yüksek fenol antioksidanlar, lif ve besinler içermesi sebebiyle diyetlere eklenmesi tavsiye edilir. (3)


İncirin faydaları nelerdir?

1- İncir ve Diyabet: İncir ağacının sadece meyveleri sağlığınıza katkı sağlamaz. Bazı kanıtlara göre incir ağacı yaprakları diyabet semptomlarının düzenlenmesine yardım eder. 2016 yılında fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, yaprak özleri insülin hassasiyetini artırmış ve diğer antidiyabetik özellikler göstermiştir. (4) 2003 yılında yapılan bir diğer araştırma incir özlerinin kandaki yağ asitleri ve E vitamini seviyelerini normalize ederek diyabet tedavisine katkıda bulunduğunu ileri sürmektedir. (5) Eğer diyabet kontrolünüze faydası olacağını düşünüyorsanız doktorunuzla görüşmeniz önerilir. Bilinmelidir ki incir sağlıklı beslenme, ilaç ve kan testi için alternatif değildir.

2- İncirin Cilde Faydaları: Bazı halk tıbbı geleneklerinde incir; egzama, vitiligo, sedef gibi çeşitli cilt sorunlarını tedavi etmek için kullanılır. Bu konuda bilimsel araştırma olmasa bile anekdotsal kanıtlar ve öncül araştırmalar oldukça pozitiftir. İncir ağacı lateksi siğilleri temizleyebilir. Bir araştırmada 25 kişi incir ağacı sütü de denen lateksi vücutlarındaki siğillere uygulamış ve 11 kişide iyileşme gerçekleşmiştir. Kriyoterapi kadar etkili olmasada bu yöntem bazı hastalarda işe yaramış ve yan etki görülmemiştir. (6)

Olgunlaşmamış incirler cilt bakımında besleyici ve antioksidan açısından zengin yüz maskeleri yapımında kullanılabilir. Püre haline getirilen incirler yüze uygulanabilir, eğer istenirse nemlendirici özelliklerini artırmak için 1 yemek kaşığı yoğurt eklenebilir. 10-15 dakika yüzde kalan maskeler etkili olur. Latekse alerjiniz varsa inciri cildinizde kullanmayın. İncir püresi ayrıca akne için popüler bir evsel / bitkisel çözümdür. İncirde bulunan vitamin ve mineraller tüketildiğinde de cilt sağlığını iyileştirir ve kan dolaşımını artırır. Eğer bol bol incir tükettiğinizde cildinizin daha iyi göründüğünü düşünüyorsanız, devam edebilirsiniz. Hem cildiniz hem vücudunuz sağlık kazanacaktır.

3- İncir ve Saç Sağlığı: Çok sayıda şampuan, şekillendirici ve saç maskesinde kullanılan popüler bir malzemedir. Meyvenin saçları güçlendirip nemlendirdiği düşünülür ve saç uzamasını artırır. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar yeterli değildir ama içerdiği vitamin ve minerallerin saç sağlığını artırdığına yönelik deliller vardır.

Bir araştırma saç kaybında çinko ve bakırın rolünü incelemiştir. Her iki mineralde görülebilecek bir eksiklik saç kaybına yol açabilir. Çinko saç köklerinin iyileşmesini hızlandırabilir. (7) Bir diğer araştırma menopoz döneminde kadınlarda görülebilen saç kayıplarını inlemiştir. Buna göre incirde bulunan; çinko, bakır, selenyum, magnezyum, kalsiyum, B ve C vitaminleri saçların sağlıklı kalması için önemlidir. (8)

4- İncir Obeziteye Karşı Korur: İncirde bulunan lif aşırı kiloların azaltılmasına yardımcı olur ve obez kişilere sıklıkla önerilir. Özellikle kuru incir güvenilir ve iyi bir besin kaynağıdır. Ancak aşırı kalorili olmaları kilo almaya da sebep olabilir. Bu yüzden birkaç incir gerekli besinleri almaya yeterlidir, ayrıca obeziteye karşı koruyabilir.

5- Cinsel Disfonksiyonu Tedavi Edebilir: İncir yüzyıllardır kısırlık, dayanıksızlık ve ereksiyon sorunları gibi cinsel disfonksiyonları azaltmanın bir yolu olarak önerilmiştir. Şekerli ve ince kabuklu incirler mitoloji ve kültürün önemli bir parçası olmuş ve sıklıkla doğurganlığı artırıcı ve cinsel destek olarak gösterilmişlerdir. Afrodizyak olarak etkileri tartışılır ancak büyük miktarda vitamin ve mineral içermeleri enerji ve dayanıklılığa büyük fayda sağlar.

Bu amaçlarla kullanılacağında gece 2-3 incirin sütte bekletilerek sabah tüketilmesi yaygın bir uygulamadır. (9)

6- Tansiyonu Düşürür: İnsanlar çoğunlukla tuz formunda sodyumu bol tüketir ancak yeterli potasyumu tüketmez. Bu durum hipertansiyona yol açar. İncir potasyum açısından zengindir ve çok az sodyum içerir. Tansiyonu düşürebilir ve sinirleri rahatlatır.

7- Kemikleri Güçlendirir: Araştırmalara göre kemikleri güçlendiren ve kemik erimesi riskini azaltan kalsiyum açısından zengindir. (10) Ayrıca kemiklerin onarımı ve oluşumunda görev alan fosfor içerir. Sadece incir değil, incir reçeli de vücudun ihtiyaç duyduğu mineralleri almak için harika bir besindir.

8- Antioksidan Özellikleri Vardır: Polifenoller açısından harika bir kaynak olan incir, vücudu çeşitli organlarda hasara yol açabilen oksidatif strese karşı korur. İncir yaprakları ise trigliseridler üzerinde önleyici etkilere sahiptir ve çeşitli kalp hastalıklarını önleyebilir.


9- Kabızlığı Önler: Yeterli miktarda lif tüketmek sağlıklı bağırsak hareketlerine yardımcı olur ve kabızlığı önleyebilir. Lif atıklara kütle ve hacim ekler, boşaltımı kolaylaştırır. Sadece kabızlığı önlemekle kalmaz ayrıca ishal ve düzensiz bağırsak hareketlerini de önleyebilir.

10- Hemoroidi (Basur) Tedavi Eder: Eğer basur sorununuz varsa, popüler bir evsel çözüm olan inciri deneyebilirsiniz. Bu yaygın yöntemde, kuru incirler bir gece suda tutulur ve sabah incirler ve suyu tüketilir. Meyve laksatif etkileriyle anüsteki basıncı azaltır ve hemoroidi yumuşatır. 2013 yılında Kanıta Dayalı Bütünleyici ve Alternatif Tıp Dergisi’nde yayınlanan bir rapora göre, incir geleneksel olarak laksatif, antispazmodik ve antienflamatuar olarak kullanılmaktadır. (11)

11- Kolesterolü Düşürür: Lif açısından en zengin meyvelerden biri olan incirde çözünür bir lif olan pektin bulunur. Lif sindirim yolunda ilerlediği zaman aşırı kolesterol yığınlarını silip süpürerek boşaltım sistemine taşır ve vücuttan uzaklaştırır. Pektin üzerine yapılan araştırmalara göre, ayrıca kolesterol seviyelerini düşürücü ve antikanser özellikler de göstermektedir. (12)

12- Alzheimer Semptomlarını Azaltır: Nöroenflamasyonu azaltma ve rahatlatma söz konusu olduğunda en iyi meyvelerden biri incirdir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre, meyve yaşlanmayla ortaya çıkan iltihap yapıcı sitokinleri azaltabilir. Yani insanlarda görülen Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara iyi gelebilir.

13- İncir Yaprakları Bronşite Karşı Etkili Olur: Yapraklarda bulundan doğal kimyasallar etkili çaylar hazırlamak için idealdir. İncir yaprağı çayı bazı tıp uygulamalarında bronşit ve astım gibi hastalıkların semptomlarını azaltmak için popüler olarak kullanılan bir yöntemdir.

14- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkları Hafifletir: İncir, Hindistan kıtasında ve dünyanın bazı diğer bölgelerinde zührevi hastalıklara karşı yatıştırıcı olarak kullanılır. Meyvelerin hem sindirilmesi hem de bölgesel olarak uygulanması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı rahatlama sağlayabilir. Bu konuda daha net bilgiler edinmek için bilimsel araştırmalara gerek duyulmaktadır.

15- İdrardan Kalsiyum Kaybını Önler: Yüksek sodyum içeren diyeti olan kişiler idrardan kalsiyum kaybından şikayetçi veya rahatsız olabilir. (13) İncirdeki yüksek oranlardaki potasyum bu durumu önler ve idrardaki atık bileşenlerini ayarlar. İncir tüketmek idrardan ürik asit ve zararlı toksinlerin atımını artırırken, kalsiyum kaybını azaltır.


İncirin yan etkileri / zararları

İncir tüketilmesi en güvenli meyvelerden biridir ve özel durumu olmayan kişilerin bol bol tüketmesinde bir sakınca yoktur. Ancak yinede bazı potansiyel yan etkileri ve özel durumlar olabilir.

  • Alerji: İncir alerjisi yaygın bir alerji türü değildir. Bir araştırmaya göre kauçuk ve bazı ağaç polenlerine alerjisi olan kişiler, incire karşı alerjik olabilir. Taze incire alerjisi olmayan kişilerde ise; içerdiği koruyucu maddeler sebebiyle kuru incir alerjisi görülebilir.
  • Yüksek oranda K vitamini içerir: K vitamini doğal bir pıhtılaştırıcı ve kan kalınlaştırıcıdır. Eğer kan inceltici ilaçlar kullanıyorsanız K vitamini alımınızı kontrol etmeli ve aşırı K vitamini tüketmemelisiniz.
  • Laksatif Etkiler / İshal: Aşırı incir tüketmek gevşek dışkı ve ishale sebep olabilir.
  • Diş Çürümesi / Kuru İncir: Kuru incirlerin şeker oranı yüksektir ve diş çürümesini hızlandırabilir.
  • Ameliyat: Ameliyatlardan önce tüketmeniz önerilmez. Nadiren hassas kişilerde sindirim yollarında kanamaya yol açabilir.

İncirin Besin Değerleri

İncir (Taze)100 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori74.0%4
Toplam Yağ0.3 g%0
Doymuş Yağ0.1 g%0
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum1.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat19.2 g%6
Diyet Lifi2.9 g%12
Şeker16.3 g
Protein0.7 g%1
K Vitamini4.7 mcg%6
B6 Vitamini0.1 mg%6
A Vitamini142 IU%3
C Vitamini2.0 mg%3
Tiamin0.1 mg%4
Riboflavin0.1 mg%3
Magnezyum17.0 mg%4
Potasyum232 mg%7
Bakır0.1 mg%4
Kalsiyum35.0 mg%4
Manganez0.1 mg%6
Demir0.4 mg%2

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar


Kavun

Kavun nedir? Kavun neye iyi gelir?

Kavun bilimsel adı Cucumis melo olan kabakgillerden tek yıllık sürüngen gövdeli bir meyvedir. Sıcak yaz aylarında sulu ve etli bir meyve olması sebebiyle ülkemizde çok tercih edilir, dünya genelinde çok farklı coğrafyalarda tarımı yapılır. Türkiye’de en yaygın tarımı yapılan kavun türleri temel olarak; topatan, hasanbey, Van kavunu (kantalup), Galia kavunu, Manisa kırkağaç kavunu gibi kavun türleridir.

Yukarıda sayılan kavun türlerinin boyut, renk ve lezzetlerinde ciddi farklılıklar olabilir ancak sağlığa faydaları söz konusu olduğunda ortak yönleri çok fazladır. Bütün kavun türleri; zayıflamaya ve kilo kontrolüne yardımcı olur, bağışıklığı güçlendirir, göz sağlığına ve sindirime iyi gelir, kalbi korur, diyabetin tedavisine yardımcı olur ve antikanser özellikler gösterir. Sıcak yaz aylarında, doğal filtre olan kavun gövdesinden geçen meyvenin suları, metabolizma için kaliteli su kaynağı görevi görür.

Kavunun sağlığa faydaları nedir?

1- Besin Değeri Yüksektir, İyi Bir Antioksidan Kaynağıdır: Kavunun besin olarak en önemli özelliği çok çeşitli vitamin ve mineral kaynağı olmasıdır. İçerdiği besinler çok sayıda sağlık faydası sağlayabilir. Meyve özellikle C vitamini, B vitaminleri, K vitamini ve potasyum ve magnezyum açısından zengindir. Ayrıca antioksidan profili dikkat çeker. Hem meyve hem de tohumlar beta-karoten, phytoene, kuersetin ve kafeik asit gibi güçlü antioksidanlar içerir. (1)

2- Tansiyonu Düşürmeye Yardım Eder: Genel olarak, meyve ve sebzeler yönünden zengin bir diyet düşük tansiyon ve düşük kalp hastalığı riski ile ilişkilidir. (2) Daha dar bir çerçevede düşünürsek, düşük sodyum diyeti ve yeterli potasyum alımı tansiyonun düzenlenmesinde etkilidir. Kavun da çok az sodyum içerir ve potasyum açısından çok zengindir. Eğer besinler aracılığıyla aldığınız potasyum miktarını artırmak istiyorsanız, diyetinize kavun ekleyebilirsiniz. Bir kase, 177 gram kavun günlük potasyum ihtiyacının %15’ini karşılayabilir. (3)

3- Kemik Sağlığı İçin Çok Önemli Mineraller İçerir: Kavunda kemiklerin korunması ve onarımı için çok önemli olan folat, K vitamini ve magnezyum gibi besinler bulunur. Özellikle folik asit açısından zengindir. Folat kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyen homosisteinin azaltılması açısından önemlidir. K vitamini ise temel yapısal protein olan osteokalsin üretimi için gereklidir; yani yeterli K vitamini alımı kemik sağlığında önemli iyileşmeler yapabilir. (4) Kavunda yukarıda sayılanlar dışında, iskelet yapısını ve kemik sağlığını destekleyen kalsiyum, fosfor ve çinko da bulunur. Bu minerallerin yoğunluğu çok yüksek olmasa da dengeli bir diyette sağlığa önemli etkileri olabilir.


4- Kan Şekeri Kontrolünü İyileştirir: Bazı bilim adamları kavun tüketmenin kan şekeri kontrolüne iyi geldiğini belirtiyor. Yakın zamanda yapılan ve yarım milyon kişinin katıldığı bir araştırmaya göre her gün taze meyve tüketen kişilerde diyabet görülme riski %12 daha düşüktür. Araştırmaya katılan ve mevcut durumda diyabeti olan kişilerde ise haftada en az 3 sefer meyve tüketmenin diyabetle ilgili sağlık komplikasyonları görülme riskini %13-28 azalttığı ve erken doğum sebepli ölümleri ise %17 azalttığı belirlenmiştir. (5)

Her ne kadar kavun kan şekerini geçici olarak yükselten karbonhidratlar içerse de; aynı zamanda lif ve diğer besinleri sağlar ve süregelen zamanda kan şekeri kontrolü sağlayabilir.

5- Elektrolitler ve Su Açısından Zengindir: Hidrasyon düşünüldüğünde akla ilk olarak su gelir. Ancak, etkili ve düzgün su alımı için vücut sudan fazlasına, elektrolitlere de ihtiyaç duyar. Kavunun %90’ı sudur ve potasyum, magnezyum, sodyum ve kalsiyum gibi elektrolitler içerir. Suyun ve besinlerin bu kombinasyonu kavunu, vücudun su döngüsünü sağlamak ve sağlığını artırmak için harika bir seçenek yapar.

6- Sağlıklı Bir Cilt Sağlar: Kavun yemek yüksek C vitamini içermesi sebebiyle cilt sağlığını destekler. Yeterli C vitamini alımı cilt dokularının korunması ve onarımı için hayati bir yapısal protein olan kollajen üretimi için gereklidir. (6) C vitamini ayrıca güçlü bir antioksidandır ve güneş hasarına karşı koruyabilir. Bir kase kavun günlük C vitamini ihtiyacının %53’ünü karşılayabilir. C vitamini aslında çok çeşitli besinlerden alınabilir ancak kavun yemek kullanılan C vitamini miktarını artırmak ve günlük ihtiyacı sağlamak için oldukça kolay bir yoldur.

7- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: İnsan bağışıklık sistemi komplekstir ve iyi fonksiyon göstermesi için geniş yelpazede besinlere ihtiyaç duyar; C vitamini de kritik bileşenlerden biridir. (7) Araştırmalara göre yeterli C vitamini almak nezle ve zatürre gibi çeşitli solunum ve sistemik enfeksiyonları hem önler hem de tedavi edebilir.

8- Sindirimi Kolaylaştırır ve İyileştirir: Kavunda sindirim sağlığını iyileştirmesiyle bilinen lif bulunur. Yeterli lif tüketmek kan şekeri cevabını yavaşlatır, bağırsak hareketlerini düzenler ve sağlıklı bakterilerin korunmasına yardımcı olur. (8) Birçok meyve kavundan daha fazla lif içerse de bir kase kavunda bulunan, günlük ihtiyacın %5’ine denk gelen lif miktarı sağlığınıza katkı yapar. Hatta sindirim sorunları olan bazı kişiler ve az lif tüketme alışkanlığı olanlar için kavun daha iyi bir seçim bile olabilir.

9- Anti-Kanser Özellikleri Vardır: Yüksek oranda karotenoidler içermesi sebebiyle kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini düşürür. Düzenli olarak kavun tüketilmesi vücudu işgal eden kanser başlangıçlarını önleyebilir.

10- Kalp Sağlığı: Kavunda adenozin denen antikoagülan bulunur ve felç ve kalp hastalığına yol açabilecek pıhtı oluşumlarını önleyebilir. Kanın akışkanlığını artırarak kalp hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca yüksek miktarda su içermesi sebebiyle mide ekşimesini rahatlatır.

11- Zayıflamak İçin İyi Bir Seçimdir: Çoğu meyve gibi kavun da zayıflama sürecinde idealdir. Bu meyveler az sodyum ve kalori içerir, yağ ve kolesterol içermez. Yüksek su içermesi sebebiyle uzun süre mideyi dolu tutar, doğal şekerliliği yüksek kalorili atıştırmalara yönelmenizi önleyebilir. Özellikle bir kasesi sadece 48 kalori olan karpuz da tercih edilebilir.

12- Anti-Aging Etkileri Vardır: Kavun ve karpuz cildi sıkılaştırır ve A, B ve C vitaminleri içerdikleri için anti-aging özellikler gösterir. Taze kavundan ince dilimler keserek anti-aging maskeleri yapabilirsiniz. Bu dilimleri 15-20 dakika yüz ve boynunuzda tutmanız cildinizi tazeler ve cilde sağlıklı bir görünüm katar.


Kavunun yan etkileri / Zararları

Kavun tüketmek genel olarak oldukça güvenlidir. Ancak aşırı tüketildiğinde ve bazı özel durumlarda yan etkiler görülebilir. Aşırı kavun tüketmek;

  • Eğer şeker hastalığınız var ise kan şekerinizin aşırı yükselmesine yol açabilir.
  • Aşırı kavun tüketmek gaz ve ishal yapabilir.
  • Kavun alerjisi çok yaygın değildir ancak bazı durumlarda birkaç ısırık kavun, alerji semptomlarının ortaya çıkmasına yol açabilir.
  • Aşırı kavun tüketmek midenizi doldurabilir ve doygunluk hissi yapar. Bu durumlarda vücudunuzun ihtiyaç duyduğu diğer vitamin ve mineralleri alamayabilirsiniz.
  • Kavunun kan inceltici etkileri vardır. Kan inceltici ilaçlarla beraber yüksek miktarda tüketildiğinde ilaçların etkisini artırabilir.

Kavunun Besin Değerleri

Kavun (Kantalup)100 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori34.0%2
Toplam Yağ0.2 g%0
Doymuş Yağ0.1 g%0
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum16.0 mg%1
Toplam Karbonhidrat8.8 g%3
Diyet Lifi0.9 g%5
Şeker7.9 g
Protein0.8 g%2
A Vitamini3382 IU%68
C Vitamini36.7 mg%61
Folat21.0 mcg%5
B6 Vitamini0.1 mg%4
Niasin0.7 mg%4
K Vitamini2.5 mcg%3
Magnezyum12.0 mg%3
Potasyum267 mg%8
Bakır0.0 mg%2
Selenyum0.4 mcg%1
Demir0.2 mg%1

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar


Zeytin

Yeşil ve siyah zeytinler...

Zeytin nedir? Zeytin neye iyi gelir?

Zeytin bilimsel adı Olea Europaea olan ağacın yuvarlak şekilli meyveleridir. Ana vatanı Akdeniz bölgesidir, Asya’nın bazı bölgelerinde, Güney Amerika ve Afrika’da da yetişir. Zeytin bilinen en eski besinlerden biridir ve binlerce yıldır mutfaklarda ve tıbbi amaçlarla kullanılmıştır. Olgun meyveler siyahtır. Akdeniz mutfağının en önemli temel gıda maddelerinden biridir ve zeytin yağı dışında meyve olarak çok çeşitli kullanımları vardır.

Dünya genelinde 2000’den fazla türü yetişir ve hepsi sağlık için çok faydalı besinler içerir. En yaygın iki türü ise yeşil zeytin ve siyah zeytindir. Araştırmalara göre İspanya’da 6000-8000 yıl önce dahi zeytin ağaçları vardı. Bu gün hala dünyanın en büyük zeytin üreticisi İspanya’dır. Ardından İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Suriye gelir. Bu sayılan ülkelerde üretilen zeytinin %90’ı zeytin yağı yapımında kullanılır ve büyük bölümü diğer ülkelere ihraç edilir. (7)

Bu besleyici ve lezzetli meyvelerin sağlığa faydaları dünya genelinde kabul görmüştür ve ünlü bir meyve olmasının temel sebeplerinden biridir. Zeytin vücudu oksidatif strese karşı koruyabilir, kalp sağlığını iyileştirir, kemik erimesini önler, çeşitli kanserleri önleyebilir, iltihaplanma ve artrit belirtilerini azaltır ve sindirimi kolaylaştırır. Alerjik reaksiyonların hafifletilmesine, kan dolaşımının artırılmasına, zihinsel fonksiyonların güçlendirilmesine ve enfeksiyonlara karşı korunmaya yardımcı olur. Şimdi zeytinin sağlığa olan diğer ve tüm faydalarına daha detaylıca bakalım.


Zeytinin Faydaları Nelerdir?

1- Zeytin Kanseri Önleyebilir, Kanserle Savaşır: İstatistiklere göre en çok zeytin tüketilen bölgelerde kanser görülme oranı az tüketilen bölgelere göre daha düşüktür. Zeytinde bulunan fenolik bileşikler çeşitli kanser türlerinin önlenmesinde ve tedavisinde yüksek düzeyde etkili olabilir. (1) Zeytin ayrıca antikanser özellikler gösteren squalene ve terpenler içerir.

2- Kalp Sağlığını Güçlendirir: Oksidatif stres ortaya çıktığı organlarda çeşitli hasara sebep olabilir ancak vücutta en çok olumsuz etkilediği organlardan biri kalptir. Kolesterolün okside olması kalp krizlerine yol açabilir. Zeytin tüketmek içerdiği antioksidanlar sebebiyle kalpte görülebilecek hastalıkları önleyebilir.

Zeytinde önemli miktarlarda yağ bulunur ve bu yağ faydalı yağlardandır. İçerdiği oleik asit iltihaplanmaları azaltır ve kalp hastalığı riskini düşürür. İçerdiği bakır oranıyla öne çıkar. Bakır eksikliği kalp hastalıklarına yol açabilir. (2)

3- İltihaplanmaları Azaltır: Zeytindeki monodoymamış yağlar, E vitamini ve polifenoller iltihaplanmalara ve ilgili hastalıklara karşı savaşır. Zeytinde ayrıca diğer bir önemli bileşik olan oleokantal bulunur ki çok kuvvetli antienflamatuar özellikleri vardır. Bu yüzden zeytin uygun dozlarda ağrı kesici olarak etkili olur ancak bu amaçla kullanmadan önce doktorunuza danışmanız önerilir. Oleokantal aynı Tylenol (Parasetamol) ilacı gibi iltihaplanmalara yol açtığı bilinen COX-1 ve COX-2 enzimlerinin üretimini önler. Ayrıca etki mekanizması Tylenol’ün yanı sıra ibuprofen’e de oldukça benzer.

4- Kemik Erimesini Önler: Araştırmalar zeytin ve içerdiği polifenollerin yaşlı kişilerde kemik erimesini önlediğini göstermektedir. Bu maddeler kemiklerde kemik formasyonunu oluşturan osteoblast hücrelerinin sayısını artırır ve böylece kemik sağlığı artar. (3)

Hidroksitirozol zeytinde bulunan bir antioksidandır ve kemik kaybının önlenmesinde görev alır. Kemik erimesinin önlenmesi ve kemiklerin güçlü tutulmasında rol oynayarak osteoporoz semptomları için etkili bir çözüm olabilir. (4)

5- Sindirimi Kolaylaştırır ve Sindirim Sağlığını Artırır: Zeytinin probiyotik potansiyeli vardır ve bu durum meyveyi sindirim sağlığı için daha da önemli yapar. Fermente olmuş bir besin olan zeytin genellikle bağırsak dostu Lactobacillus bakterileri açısından zengindir. (5)

İçerdiği bazı bileşikler ayrıca mide iltihaplarına yol açtığı bilinen zararlı bakteri H. pylori‘nin çoğalmasını önleyebilir. Zeytinin içerdiği bileşikler bağırsaklarda uzun süre kalır, faydalı bakterilerin rolünü üstlenebilir ve sindirim sağlığını iyileştirir.

6- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Daha önce belirttiğimiz gibi zeytin monodoymamış yağ asitleri açısından zengindir ve bu yağ asitleri obezite riskini önleyebilir. İyi kolesterolün yükselmesiyle beraber vücut daha aktif hale gelir ve daha fazla kalori yakar.

Zeytin ayrıca kan dolaşımını artırır ki bu sayede yapılan her aktivite daha etkili hale gelir, kilo kontrolü kolaylaşır. Sindirime olan faydaları sayesinde, tüketilen besinlerden en iyi şekilde faydalanılmasına yardımcı olur, depolanan yağ miktarını düşürür.

7- Zeytin Beyin Sağlığını Artırır: Beyin büyük oranda yağdan oluşur ve zeytin tüketmek monodoymamış yağ asitleri sayesinde hafızanın korunmasına ve odaklanmanın artırılmasına fayda sağlar. Zeytin tüketimi ayrıca beyin hücrelerinin ölümünü önleyerek hafıza kaybının önlenmesini sağlayabilir.

Zeytinin beyin sağlığına olan etkileri araştırıldığında oleropin antioksidanı öne çıkar. Araştırmalara göre bu bileşik substantia nigra (kara kütle) denen, siyah pigmentli beyin bölgesinde oluşabilecek oksidatif hasarı önler. Bu bölge Parkinson gibi hastalıklardan en çok olumsuz etkilenen bölgedir. (6)

8- Kan Şekeri Seviyelerini Düşürebilir: Bu konu hakkında yeterince araştırma yoktur ancak bazı kaynaklar zeytinin kan şekeri seviyelerini düşürdüğünü bildirir. Zeytin vücudun insülin üretim ve insüline tepki verme şeklini değiştirerek yüksek şeker sorunu olan hastalara yardımcı olabilir.

9- Göz ve Görüş Sağlığını Artırır: Devam eden araştırmalara göre zeytin tüketmek oksidatif stresden olumsuz etkilenen gözlerin sağlığının korumasına yardımcı olur.

10- Zeytin Cilde ve Saçlara Faydalıdır: Zeytindeki antioksidanlar ve yağ asitleri hem cildin hem de saçların beslenmesine ve ihtiyaçları olan suyu bünyelerine almalarına yardım eder. E vitamini zeytindeki en güçlü antioksidan vitaminlerdendir ve cildi ultraviyole ışınların zararlarından korur, kırışıkları önleyebilir.

Oleik asit cildin genç ve sağlıklı görünmesin katkı yapar ve saç sağlığını artırır.

11- Zeytin Alerjileri Tedavi Edebilir: Antienflamatuar özellikleriyle beraber alerjik reaksiyonların sıklığını ve şiddetini düşürebilir. (8) İçerdiği bazı bileşenler histamin reseptör bölgelerini bloklayarak anti-histamin fonksiyonu gösterebilir. Diyetinize zeytin ekleyerek mevsimsel alerjileri ve bazı diğer alerjik hastalıkları kendinizden uzak tutabilirsiniz. Zeytinin bu etkileri çoğunlukla üzerinde durulmayan ancak önemli faydalarındandır.

12- Kan Dolaşımını Artırır: Zeytin kırmızı kan hücrelerinin üretimi için önemli olan hem demir hem de bakır açısından zengindir. Bu iki mineral eksik olduğunda kan hücreleri sayısı düşer ve kansızlık ortaya çıkar.

13- Antibakteriyel Özellikleri Vardır: Oleropin maddesi antimikrobiyal ve antibakteriyel ajan olarak da fonksiyon gösterebilir. (9) Bol miktarda zeytin tüketmek bu kimyasal maddenin varlığını artırır ve vücut genelinde bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruma sağlar.

Zeytin dalı ve yeşil zeytinler...

Zeytinin Yan Etkileri / Zararları

Zeytin genellikle en sağlıklı besinlerden biridir. Ancak nadiren zeytin ağacı polenlerinin sebep olduğu mevsimsel alerjiler görülebilir. Ayrıca hamilelik ve emzirme süresince aşırı miktarlarda zeytin yemeniz önerilmez. Zeytin tüketirken aşağıdaki özel durumların bilincinde olunmalıdır.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Zeytin Tüketimi: Konu hakkında araştırmalar devam etmektedir ve hamile ve emziren annelere aşırı ve tıbbi dozlarda zeytin ve zeytin yağı önerilmez. Besin miktarlarında kullanmaları güvenlidir.

Zeytin Kan Şekerini Aşırı Düşürebilir: Zeytin, şeker ilacı kullanan kişilerde kan şekerini aşırı oranda düşürebilir. Eğer şeker ilacı kullanıyorsanız tüketim miktarınızı doktorunuza danışmanız önerilir.

Yüksek Sodyum (Tuz) İçerir: Zeytinde yüksek miktarlarda tuz bulunur. Bu yüzden aşırı miktarlarda zeytin tüketmek iyi bir fikir olmayabilir. Eğer tansiyon sorunlarınız var ise zeytinden uzak durmanız ve doktorunuza danışmanız önerilir.


Zeytinin Besin Değerleri

Zeytin100 Gram - Hazır / Salamura
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori115%5.75
Toplam Yağ10.68 g%50
Doymuş Yağ2.28 g
Trans Yağ--
Kolesterol0 mg%0
Sodyum735 mg%49
Toplam Karbonhidrat6.26 g%5
Diyet Lifi3.2 g%8
Şeker0 g%0
Protein0.84 g%1.5
A Vitamini403 IU%13.5
E Vitamini1.65 mg%11
C Vitamini0.9 mg%1
K Vitamini1.4 µg%1
Demir3.30 mg%41
Bakır0.251 mg%28
Potasyum8 mg%17
Kalsiyum88 mg%9
Çinko0.22 mg%2
Selenyum0.9 µg%1.5
Manganez0.020 mg%1

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar


Ekmek Ağacı Meyvesi

Ekmek ağacı meyvesi...

Ekmek ağacı meyvesi nedir? Neye iyi gelir?

Ekmek ağacı meyvesi 3000 yıldır tarımı yapılan, Papua Yeni Gine’ye özgü bir meyvedir. (1) Pasifik adaları bölgesinde yaygın olarak tüketilir ve ayrıca Karayipler, Hindistan ve Afrika’da da yetişir. Lezzet açısından, meyve olarak ilk sıralarda tercih edilmese bile, besin değeri zengin olduğu ve besin kıtlığına çare olabileceği için önemli kabul edilir. (2)

Ekmek ağacı tropik meyvesinin bilimsel adı Artocarpus altilis‘dir ve yumru şeklinde görünümlü, patatesimsi etli bir meyvedir. Pasifik adalarında kültürel bir sembol ve temel besin maddesidir. Ağaçlar 14-21 metre arası uzayabilir, yetiştirmesi kolaydır ve çok bakım gerektirmez. Bu sert gövdeli ağaçlar beş yıl sonra meyve verir ve on yıllarca meyve vermeye devam eder.


Yuvarlar ve elips şeklindeki meyvelerin ağırlığı çeyrek kilodan beş buçuk kiloya kadar değişir. Olgun bir ekmek ağacı meyvesi düz veya girintili çıkıntılı kabuklu olabilir. Meyvenin yumuşak ve kremsi bir yapısı vardır ve çiğ yendiğinde bile biraz şekerlidir. (3)

Ekmek ağacı meyvesinin faydaları nelerdir?

1- Sindirim Sistemi Sağlığını Artırır: Ekmek ağacı meyvesinde önemli miktarda lif bulunur. İçerdiği lifler bağırsaklarda peristaltik hareketi uyarır, mide sıvılarının salgısını düzenler ve sindirimi kolaylaştırır, kabızlık gibi sorunları önler. Ayrıca kolorektal kanser riskini düşürür.

2- Kan Şekerini Dengeler: Ekmek ağacı meyvesi yavaş emilir ve kan dolaşımına geç girer; bu sayede ani kan şekeri yükselişleri ve düşüşleri önlenebilir.

3- Tansiyonu Düzenler ve Düşürür: Yüksek potasyum ve düşük miktarlarda sodyum içeren besinler tansiyonun kontrol edilmesinde büyük etkiler yapabilir. Sadece bir kase ekmek ağacı meyvesi 1078 mg potasyum ve 3.3 mg sodyum içerir. Meyve kan damarlarının rahatlamasına ve düzgün kan basıncının korunmasına yardımcı olur.

4- Harika Bir C Vitamini Kaynağıdır, Enfeksiyonları Önler: 200 gram ekmek ağacı meyvesi günlük C vitamini ihtiyacının %106’sını karşılar. C vitamini suda çözünebilen güçlü bir antioksidandır, bağışıklığı güçlendirerek enfeksiyona yol açan çeşitli ajanları önleyebilir. Kansere sebep olan serbest radikalleri etkisizleştirir.

5- Kalbi Güçlendirir ve Sağlıklı Tutar: Günlük potasyum ihtiyacı olan 4700 mg potasyum çoğu kişi tarafından karşılanmaz ve bu durum orta vadede tansiyon ve kalp sorunlarına yol açar. Bir araştırmaya göre günde 4069 mg potasyum tüketen kişilerin, günde 1000 mg tüketenlere kıyasla iskemik kalp hastalığından ölme riski %49 daha düşüktür.

Ayrıca meyvenin içerdiği lif kötü, LDL kolesterolü -düşük yoğunluklu lipoprotein- düşürür ve iyi kolesterolü artırır. Lif ve potasyumun yanı sıra meyve sağlıklı yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 açısından oldukça zengindir.

6- Geceleri Daha İyi Uyumanızı Sağlar: Yüksek oranda magnezyum içerdiği için daha iyi uyku sağlar. Magnezyum uykunun kalitesi, süresi ve sakinliğiyle yakından ilgilidir. Ayrıca metabolizmanın düzene girmesini sağlayarak uyku düzensizliklerinin ve insomnianın tedavisine yardımcı olur.

7- Beyin Fonksiyonlarının Güçlenmesine ve Gelişmesine Yardım Eder: İçerdiği potasyum, folat ve çeşitli antioksidanlar nörolojik faydalar sağlar. Folat tüketimi artıkça Alzheimer hastalığı ve bilişsel gerileme riski düşer. Potasyum ise beyne kan kışını artırır, zihinsel kuvveti iyileştirir ve nöral aktiviteyi düzenler.

Ayrıca meyvede önemli miktarlarda B6 vitamini bulunur. B6 vitamini eksikliği depresyon ve mide bulantısı yapar. Ancak diğer tarafta aşırı B6 vitamini almak riskli olabilir. Günlük limit yetişkinler için 100 mg’dır.

8- Çeşitli Kanser Risklerini Düşürür: Araştırmalara göre ekmek ağacı meyvesi pankreas kanseri riskini düşürür. (4) Bir diğer araştırmaya göre antikanser özellikleri prostat tümörlerinin gelişimini önleyebilir ve kanserli hücrelerde apoptoza sebep olabilir. (5)

9- Cilt Sağlığını İyileştirir: Düzenli olarak ekmek ağacı meyvesi tüketilmesi cildi hem iç yüzeyden hem de dışarıdan iyileştirir. Son araştırmalara göre içerdiği antioksidanlar ciltteki enfeksiyon ve lekelerin azaltılmasında etkili olabilir. (6) Ayrıca cildin sıkılığının artmasına fayda sağlar.


Ekmek Ağacı Meyvesinin Yan Etkileri / Zararları

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Ekmek Ağacı Meyvesi Tüketimi: Bu meyvenin hamilelikte ilaç olarak kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur. Tıbbi dozlarda kullanmanız önerilmez. Besin miktarlarında kullanımı güvenlidir.

Kanama Düzensizlikleri: Meyvenin kanama riskini artırabileceğine ilişkin şüpheler vardır. Bu durumu olan kişiler meyveyi ilaç olarak kullanmamalıdır.

Alerjiler: Muz ve benjamine hassasiyeti olan kişilerde alerji yapabilir.

Hipotansiyon: Meyve tansiyonu düşürebilir. Düşük tansiyonu olan kişilerin tüketmesi durumunda tansiyonları aşırı düşebilir.

Ekmek Ağacı Meyvesi Besin Değerleri

Kapari100 Gram - Konserve
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori23%1
Yağ Kaynaklı Kalori7.2
Toplam Yağ0.9 g%1
Doymuş Yağ0.2 g%1
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum2964 mg%123
Toplam Karbonhidrat4.9 g%2
Diyet Lifi3.2 g%13
Şeker0.4 g
Protein2.4 g%5
K Vitamini24.6 mcg%31
Folat23.0 mcg%6
C Vitamini4.3 mg%7
E Vitamini0.9 mg%4
Niasin0.7 mg%3
Riboflavin0.1 mg%8
A Vitamini138 IU%3
Bakır0.4 mg%19
Demir1.7 mg%9
Magnezyum33.0 mg%8
Kalsiyum40.0 mg%4
Manganez0.1 mg%4

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Nasıl Saklanır, Nasıl Yenir?

Ekmek ağacı meyvesi kızartması...
Ekmek ağacı meyvesi, patates kızartmasına çok benzer şekilde kızartılabilir.

Ekmek ağacı meyvesi tamamen olgunlaşmadan, büyümesinin her safhasında tüketilebilir. Eğer yemeklerde kullanılacaksa yemeğe uygun meyve seçilmelidir. Bazı yemeklerde olgun bazılarında ise olgunlaşmamış meyveler kullanılır. Ancak meyvenin üreticileri olgun halde tüketilmesini önerir.

Büyümüş bir ekmek ağacı meyvesi oda sıcaklığında 1-3 gün arasında olgunlaşır ve yumuşar. Eğer buz dolabında veya soğuk suda saklarsanız bu olgunlaşma süreci uzar. Meyvenin kabuğu kahverengiye dönebilir ancak etli kısmı bozulmadan kalır. Meyveyi sade ve çiğ haliyle, sosla beraber, meyve salatasına ekleyerek veya çeşitli tariflere uygun biçimde pişirerek, kızartarak ve fırınlayarak tüketebilirsiniz. Olgun meyvenin tatlılarda kullanımı yaygındır. Vücudunuza yüksek miktarlarda şeker almamak için kontrollü tüketmeniz önerilir. (7)

Türkçe kaynaklarda ekmek ağacı meyvesi kullanılan yemek tarifi bulamayabilirsiniz ancak yabancı kaynaklarda çok sayıda tarif vardır. Meyve hem çiğ hem de pişmiş halde patatese benzer tariflerde ve ayrıca kek ve pastalarda kullanılmaktadır.

Kaynaklar ve Referanslar


Amla (Hint Üzümü)

Taze amla (hint üzümü) meyveleri ve yaprakları...

Amla (Hint Üzümü) Nedir? Neye İyi Gelir?

Orta boy bir amla (hint üzümü) meyvesi ağacı...
Orta boy bir amla (hint üzümü) meyvesi ağacı…

Amla (Phyllanthus emblica) veya diğer yaygın kullanılan ismiyle Hint üzümü, Hindistan, Orta Doğu ve bazı Asya ülkelerinin yerlisi olan, aşırı ekşi ve besin değeri yüksek bir ağaç meyvesidir. Güçlü antioksidan etkileri sebebiyle Ayurvedik tıpta cilt ve saç sağlığını iyileştirmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılır. ( Ayurvedik tıp dünyadaki en eski tıp sistemlerinden biridir ve Hindistan’da 3000 yıllık bir geçmişi vardır. )

Meyve Hindistan’ın bol yağış alan ormanlarında ve dağlık bölgelerinde sonbaharda olgunlaşır. Hindistan’da bazı bölgelerde amla ağacı kutsal kabul edilir. (1)

Meyvenin sağlığa olan olumlu etkilerinden faydalanmak için taze meyvesi, kuru meyvesi, amla suyu, amla tozu, amla yağı veya amla besin takviyeleri ve kapsülleri kullanılabilir. Piyasada ayrıca içerisinde meyve özleri bulunan çok sayıda kozmetik ve kişisel bakım ürünü bulunur.


Amla Meyvesinin ve Amla Tozunun Faydaları Nedir?

1- Yaşlanmayı Yavaşlatır: Hint üzümü rahatlıkla süperbesinler listesine eklenebilir. Hücre hasarını azaltan antioksidanlar açısından çok zengindir. (2) Protein, DNA ve hücre membranlarının zarar görmesine yol açan serbest radikalleri azaltır ve yaşlanma sürecini yavaşlatır.

2- Kalp Hastalıklarına Karşı Savaşır: Yüksek kolesterol kalp hastalıklarının en önemli sebebidir. Kötü kolesterol miktarını düşürerek kalp hastalıkları riskini düşürür. İyi kolesterol (HDL) miktarını yükselterek kalbe giden damarlardaki tıkanıklıkları azaltabilir. (3) Araştırmalar meyvenin kalp hastalıklarının ilk belirtisi olan, kan damarları duvarlarının kalınlaşmasını önlediğini belirtmektedir.

3- İdrar Sökücüdür, Detoks Etkileri Gösterir, Kanı Temizler: Diüretik olan bütün meyveler idrara çıkma sıklığını ve hacmini artırır. (4) İdrara çıkarak vücut toksinlerin, tuzların ve ürik asitin uzaklaştırılmasını sağlar. Amla meyvesi tüketimi temizleyici ve detoks özellikleriyle sağlık ve gençlik kazandırır. Yüksek miktarlarda antioksidan içermesi sebebiyle kanı temizlemede etkilidir. Ayrıca hemoglobin ve kırmızı kan hücreleri sayısını artırır.

4- Metabolizmayı Hızlandırır: Hint üzümü protein emilimini artırarak metabolizmayı hızlandırır. Daha hızlı metabolizma sayesinde vücudun kendini onarma, iyileşme, enerji kapasitesi ve yağ yakma kabiliyetleri yükselir. Zayıflamak isteyenler için doğru meyvelerden biridir.

5- Kan Şekerini Düşürür: Araştırmalara göre polifenoller açısından zengin olan meyveler vücudu yüksek kan şekerinin olumsuz oksidatif etkilerinden korur. Bu yüzden amla, diyabeti olan kişilerde iyileştirici etkiler gösterir. Ayrıca daha etkili insülin kullanımı sağlar ve kan şekerinin düşmesine yardımcı olur. Diyabeti olan kişilerin diyetinin düzenli bir parçası olması önerilir. (5)

6- Bağışıklığı Güçlendirir: Meyve antioksidanlar ve vitaminler açısından zengindir ve tanenler içerir. (6) Tanenler ve içerdiği polifenoller bir araya gelince tam bir serbest radikal etkisizleştirici olur. Yani serbest radikallerin hücrelere verdiği hasarı iyileştirebilir ve genel savunma mekanizmalarını güçlendirir.

7- Safra Taşı Oluşumunu Önler, Safra Kesesi Sağlığını Artırır: Fazla kolesterol safra taşının birincil nedenlerinden biridir. C vitamini karaciğerde kolesterolü safraya çevirir. (7) Düzenli olarak amla tüketmek kolesterol seviyelerini ve safra taşı oluşması riskini düşürür. Ayrıca safra kesesi fonksiyonlarını ve sağlığını iyileştirir.

8- Ülseri Önler: Antibakteriyel özellikleri sebebiyle ülserin önlenmesi için harika bir seçimdir. (8) Vücuttaki asitliği düşürüp ülser oluşumunu önler. Ayrıca ağız ülserine (aft) karşı etkili olur.

9- Antienflamatuardır: Vücut genelinde iltihap azaltıcı etkileri bulunur. Özellikle midedeki asitliği düşürerek mide iltihaplanmalarını azaltır. Karaciğer üzerinde aynı olumlu etkileri yaparak toksinlerin atılımını ve karaciğer sağlığını iyileştirir.

10- Göz ve Görme Sağlığını Artırır: Düzenli olarak tüketildiğinde görme kabiliyetini ve göz sağlığını iyileştirir. Ayrıca kaşıntılı, sulu ve ağrılı gözlerin tedavi edilmesine yardımcı olur. (9)

11- Kemikleri Güçlendirir: Bu meyve kemiklerin güçlenmesinde sadece kalsiyum içerdiği için değil aynı zamanda osteoklastları azalttığı için de faydalıdır. (10) Osteoklastlar kemik matriksini yok eden fagositik (sindirici) hücrelerdir.

12- Sarılığı Önler: Antibakteriyel doğası sebebiyle sarılık ve iskörbüt gibi hastalıkları önler. (11) Bu hastalıklarla savaşmanın en etkili yolu düzenli olarak meyveyi ve meyve suyunu tüketmektir.

13- Kanser Riskini Düşürür: Antioksidanlar açısından zengin olduğu için farklı tıbbi uygulamalarda kullanılabilir. Süperoksit dismutaz enzimi içermesi sebebiyle serbest radikallere karşı etkili olabilir, hücre hasarını düşürür ve kanserin önlenmesinde güçlü bir araç olarak kullanılabilir. (12)

14- Karaciğer Korur: Düzenli olarak amla tüketilmesi alkolün karaciğer üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilir. (13) Ayrıca alkol ve diğer yabancı maddeler kaynaklı oksidatif hasara karşı etkilidir.

15- Kabızlığa Karşı Etkili Olabilir: Amla meyvesi ve tozu lif açısından oldukça zengindir ve kabızlığa karşı etkili bir bitkisel çözüm olabilir.

Amla Meyvesinin ve Amla Tozunun Cilde ve Saçlara Faydaları – Nasıl Kullanılır?

1- Cildi Canlandırır ve Parlaklık Katar: C vitamini ile dolu olduğundan cilde genç ve pürüzsüz bir görüntü verir. Cildi soyan ve ölü hücreleri uzaklaştırıcı etkileri vardır. Amla suyu bu amaçlarla yüz maskesi olarak kullanılabilir. Basitçe amla suyunu yüzünüzde kullanıp, 30 dakika bekleyip yıkayabilirsiniz.

2- Cildi Beyazlatır: Etkili bir cilt beyazlatıcısıdır. Püre haline getirilmiş az bir miktar amlaya, yarım papaya ve az miktar bal ekleyerek bir karışım oluşturun. Karışımı iyice püre haline getirip cildinize uygulayabilirsiniz.

3- Cilde Renk Verir, Rengini Değiştirmiş Cildi Onarır: Meyvenin rengini kaybetmiş cildi onardığı bilinmektedir. Bu amaçla birden fazla kür kullanılabilir.

Amla – Demirhindi Karışımı: Amla tozu ve demirhindi macunu kullanılır. 1 çay kaşığı demirhindi macunu ve 1 çay kaşığı amla tozu karıştırılır. Yüze parmak uçlarıyla uygulanır ve dairesel olarak masaj yapılır. 10 dakika beklendikten sonra su ile yıkanır.

Amla – Avokado Maskesi: Bu maske kuru cildi olan kişiler için uygundur. Amla tozu veya macunu ve 1 adet avokadoya ihtiyacınız vardır. 1 yemek kaşığı amla tozuna su eklenir macun kıvamına getirilir. Üzerine 2 yemek kaşığı avokado püresi eklenir. İyice karıştırılır ve yüze uygulanır. 20 dakika sonra yıkanır.


4- Cildi Gençleştirir: Bu amaçla amla kullanılarak anti-aging maskesi yapılabilir. Bu maske yağlı cildi olan kişiler için uygundur. Maske hazırlanırken çay yaprakları, bal ve amla macunu kullanılır. Çay yaprakları suda kaynatılır ve suyun soğuması beklenir. 2 yemek kaşığı çay suyuna 1 yemek kaşığı bal ve amla macunu eklenir. Cilde uygulanır, 10 dakika beklenir ve ardından temizlenir.

5- Saç Bitini ve Kepeği Önler: Amla yağı saç biti için etkili bir çözümdür. Düzenli olarak kullanılması ayrıca kafa derisini nemlendirir ve kepeği önler.

6- Saçların Beyazlamasını Önler: Düzenli olarak amla tüketmek, yağını veya macununu kafa derisine uygulamak saçın doğal rengini geri kazanmasına yardımcı olur.

7- Kelliği Önler, Saçları Uzatır: Amla yağı düzenli olarak saçlara uygulandığında deriyi ve kökleri besler, saç uzamasını sağlar.

Amlanın (Hint Üzümü) Yan Etkileri / Zararları

Hint üzümü veya diğer adıyla amla besin miktarlarında tüketildiği zaman güvenlidir. Yüksek miktarlarda tıbbi dozlar tüketilmesi herkes için güvenli olmayabilir. Aşırı amla tüketimine bağlı bazı yan etkileri; karaciğer hasarı, kabızlık, aşırı düşük tansiyon, ciltte kuruluk ve zayıflama olarak sıralayabiliriz. (14)

Hamilelikte Amla Tüketimi: Hamilelik esnasında yüksek miktarlarda amla tüketmek önerilmez. İshale sebep olabileceği için bebek ve çocuklarda dikkatli kullanılmalıdır.

Diyabet: Diyabet ilacı kullanan kişiler aynı zamanda ilaç olarak amla kullanıyorlarsa ilaçlarının dozajı dikkatli ayarlanmalıdır. Kan şekerini aşırı düşürebilir.

Kanama Düzensizlikleri: Bazı kişilerde kanama riskini artırabilir. Kanama düzensizliği olan kişiler yüksek miktarlarda tüketmekten kaçınmaları önerilir. Ayrıca kanama riskini artırdığı için planlanmış ameliyatlardan 2 hafta önce kullanmayı bırakmanız önerilir.

Amla (Hint Üzümü) Kullanım Şekilleri

  • Taze Amla Meyvesi: Ülkemizde taze amla bulmak zor olabilir. Bazı egzotik ve tropik meyve satan ve sağlıklı besin satan online mağaza ve marketlerde bulunabilir.
  • Kurutulmuş Amla: Kurutulmuş meyvesi daha dayanıklı olduğu için daha kolay bulunabilir.
  • Amla Tozu: Organik amla tozu internet üzerinde veya aktarlarda bulunabilir. Su, yoğurt veya bal ile karıştırılarak saç veya yüz maskesi yapılması yaygındır. Ayrıca normal besin desteği olarak da kullanılabilir.
  • Amla Yağı: Bu yağ saçları güçlendirir, saçların erken beyazlamasını ve saç dökülmesini önler. İnternet üzerinde ve çeşitli mağazalarda satışı yaygındır.
  • Amla Meyve Suyu: Meyveyi tüketmek için en iyi alternatiflerden biridir. Organik meyve sular daha etkilidir.

Kaynaklar ve Referanslar

Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın

Muşmula

Muşmula meyvesi...

Muşmula Nedir? Neye İyi Gelir?

Ağacında muşmula meyveleri...
Ağacında muşmula meyveleri.

Muşmula gülgiller ailesinden bilimsel adı Mespilus germanica olan çiçekli küçük bir ağaç türüdür. Meyvesi, İran, Türkiye, Kafkaslar ve Güney Doğu Avrupa’da 3000 yıldır yetiştirilmektedir. Muşmula isminin yanı sıra döngel, beşbıyık ve ezgil gibi farklı isimlerle de adlandırılır. Ağacın ömrü kısadır, ağaçları 30-50 yıl arası yaşar, uygun şartlarda 4 – 6 metreye kadar boylanabilir. Muşmula meyvesi ilk toplandığında oldukça sert olabilir, olgunlaşma aşamasını geçip, hafiften fermente olmaya başladığında tüketilir. Bu yüzden satın alındıktan sonra tam olarak olgunlaşıp yumuşamadıysa bekletilmesi gerekir. Bazı kişiler tarafından yenidünya meyvesi ile karıştırılır. Bu iki meyve hem tür hem de görünüm olarak oldukça farklıdır.

Yüksek oranlarda B2, B1, C ve A vitamini içerir. Tıbbi amaçlarla geleneksel olarak kullanımı bulunur. Günlük olarak tüketilmesi böbrek ve karaciğer sorunu olan kişiler için faydalıdır. Organları ve vücudu temizleyip, su dengesini sağlayarak metabolizmaya katkıda bulunur.

Muşmula Meyvesinin Faydaları

1- Demir Eksikliğini (Anemi) Tedavi Eder: Muşmula demir açısından oldukça zengin bir meyvedir. Demirin yanı sıra kansızlığın tedavisinde önemli rol oynayan bakır, çinko ve folik asit açısından zengindir ve az miktarda protein içerir. Anemi sorunu olan kişilerin diyetlerinde hayvansal ürünler, yeşil sebzeler ve meyve olarak muşmula benzeri bol demir içeren meyveleri tercih etmeleri kansızlığın tedavi sürecini hızlandıracak ve yaşam kalitesinde kısa sürede olumlu değişikler gözlenmesini kolaylaştıracaktır. (1)

2- Kan Dolaşımını Artırır: Muşmulanın aslından astringent (kan damarlarını büzücü) özellikleri vardır. Ancak yeterli miktarlarda tüketildiğinde kan hücreleri üretimini ve vücudun oksijen taşıma kapasitesini artırdığı için organ sistemlerine çok yönlü faydalar sağlayabilir. Kan dolaşımının artmasıyla zihinsel performans yükselir, cilt ve saç sağlığı artar, kas fonksiyonları güçlenir ve daha aktif bir hayat yaşanabilir. Muşmula tüketmek kaliteli karbonhidratlar içermesi ve vücudun oksijen taşıma kapasitesini artırması sebebiyle düzenli spor yapan sporcuların performansında artışa neden olabilir. (2)

3- Sinir Sistemi Sağlığını Artırır, Yaşlılık Kaynaklı Sinir Sistemi Hastalıklarının Önlenmesine Yardımcı Olur: Muşmulanın içerisinde bulunan vitamin, mineral ve fitokimyasallar vücutta hayati öneme sahip olan norepinefrin, dopamin ve serotonin salgılarında önemlidir. Ayrıca içerisindeki mineraller vücutta elektrolit ve su dengesinin sağlanmasına yardımcı olarak daha sağlıklı bir sinir sistemi sağlarlar. Meyve beyindeki nörodejeneratif hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir. (2)

4- Antioksidan Açısından Zengindir, Bağışıklığı Güçlendirir: Muşmula çok sayıda önemli antioksidan, fenolik bileşikler ve ciddi miktarlarda C vitamini içerir. İçerdiği geniş yelpazedeki besinler, savunma hücrelerinin sayısını artırıp bağışıklığı güçlendirebilir. Erzurum Atatürk Üniversitesinde yapılan araştırmalara göre antioksidan olarak yüksek serbest radikal temizleme kapasitesine sahip beta-karoten, linoleik asit ve DPPH açısından oldukça zengindir, kalp sağlığını ve sinir sistemini korur, çok sayıda kronik hastalığın önlenmesine yardımcı olur. (3)

4- Sindirim Sistemini Rahatlatır, Bağırsak İltihabını Tedavi Eder: Muşmula ülkemiz dışında İran’da bolca yetişir ve hakkında İran üniversitelerinin yaptığı araştırmalar vardır. Bitkinin İran’da geleneksel kullanımları araştırılmış ve sıklıkla bağırsak iltihabı tedavisinde muşmulaya başvurulduğu öğrenilmiştir. Muşmula lif açısından oldukça zengindir. İçerdiği mineraller bağırsaklardan besin emilimini artırır, bağırsakların iç dokusunu korur, sindirim sistemini düzene sokar. (4)

5- Kilo Almayı Kolaylaştırır: Muşmula yüksek oranda karbonhidrat içerir. İçerdiği karbonhidrat türü, uzun süre zarfında yavaş yakılan karbonhidratlardandır. Her ne kadar tokluk hissi vermesi sebebiyle zayıflama çabalarında meyvenin çayı tüketilse bile, meyvesi bir kaç ay boyunca günlük olarak diyetlere eklendiğinde hızla kilo alınmasına yardımcı olur.

6- Kas ve Kemik Sağlığını Artırır: Muşmula kan dolaşımını artırması, kemik sağlığı için önemli olan vitamin ve mineralleri içermesi, vücudun su ve elektrolit dengesini sağlaması sebebiyle kas ve kemik sağlığı üzerinde oldukça pozitif etkilere sahiptir. 

7- İshali Tedavi Eder, Kabızlığı Rahatlatır: Yine İran’da yapılan bilimsel araştırmalara göre, içerdiği lif, su ve antioksidanlar sebebiyle ishali tedavi eder, kabızlık sorunlarında rahatlama sağlayabilir. Meyveyi aşırı tüketmek tam tersi etki yaparak ishal olmanıza sebep olabilir.

8- Kolesterolü Düzenler ve Kalp Sağlığını Artırır: Muşmula tüketimi kandaki kötü kolesterolün sindirim sistemi yoluyla atılmasını kolaylaştırıp, iyi kolesterolü artırır. İçerdiği antioksidanlar serbest radikal hasarından kalbi korur. Mineraller sayesinde kan basıncını düşürüp, kadiovasküler sistem üzerindeki yükü azaltır.

8- İç Kanamaların Tedavisine Yardımcı Olur: Muşmulanın içerdiği fitokimyasallar kanın pıhtılaşma özelliğini artırır, kansızlığı önler ve kandaki hücrelerin optimal oranlarını korumasına yardımcı olur. (4)

9- Menstrual Düzensizlikleri Tedavi Eder: Adet düzensizliği sorunu olan kadınlara bol bol muşmula tüketmeleri önerilir. Kadınlarda aşırı kanamaları, düzensiz adet görme sorunlarını, ağrıları ve mide bulantısını önleyebilir. (5) Erkeklerde ise iktidarsızlık ve prostat kanserine karşı etkili olduğu düşünülmektedir.

10- Ağız Apsesini İyileştirir: Muşmula astringent özellikleri sebebiyle ağız ve diş sağlığı için faydalıdır. Özellikle yapraklarından yapılan muşmula çayı, bir süre kullanılır ve çay ile ağız çalkalanırsa ağız apsesinin iyileşmesi hızlanır. (4)

12- Şark Çıbanı Tedavisine Yardımcı Olur: Muşmulanın tüketilmesinin, çayının kullanılmasının veya meyve ve yapraklardan elde edilen pürelerin uygulanmasının şark çıbanı tedavisine yardımcı olduğu bilinmektedir. (4)


Muşmulanın Geleneksel Kullanımları (2)

  • Meyvenin püresi geleneksel tıpta kabızlığı gidermek için laksatif olarak kullanılır.
  • Yaprakları ve tohumlarının astrinjen ve lithontripic (safra ve böbrek taşı düşürücü) özellikleri olduğuna inanılır.
  • Alternatif tıp uygulamalarında yüksek tansiyon ve nabzı tedavi etmek için kullanılır.
  • Yaprak özleri ağız ve boğaz enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır.
  • Meyveler ishal sorununda rahatlatıcı ve temizleyici olarak kullanılır.
  • Tohumlarının safra taşına iyi geldiği düşünülür.
  • Muşmula yaprağı çayı böbrek taşı tedavisinde kullanılır.
  • Muşmula ağacı kabuğu iltihap sökücü özellikler gösterir.

Muşmulanın Yan Etkileri / Zararları

Muşmula tüketmek çoğu kişi için güvenlidir. Çocuklarda gelişime ve büyümeye yardımcı olur. Aşırı tüketildiği durumlarda yan etkiler görülebilir.

Mide ve Bağırsak Sorunları: Aşırı tüketildiği taktirde gaz, hazımsızlık ve ishal yapabilir.

Alerji: Muşmula alerjisi oldukça nadir bir alerjidir. Eğer cildinize muşmula uyguluyorsanız alerji belirtileri görülme ihtimali daha yüksektir.

Hamilelikte Muşmula Tüketimi: Hamilelik esnasında tıbbı dozlarda kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur, önerilmez. Besin miktarlarında tüketilmesi güvenlidir.

Muşmula Besin Değerleri

Muşmula100 Gram - Çiğ
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori88%4
Yağ Kaynaklı Kalori0.9
Toplam Yağ0.1 g%0.29
Doymuş Yağ0.0 g%0
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat24 g%18.5
Diyet Lifi1.3 g%4
Protein0.5 g%1
Vitamin B1 (Tiamin)0.06 mg%5
Vitamin B2 (Riboflavin)0.03 mg%2.4
Vitamin B3 (Niasin)0.2 mg%1.3
Demir1.2 mg%15
Kalsiyum41 mg%4

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Muşmula Nasıl Yenir?

  • Muşmula meyveleri sertken, bir haftaya yakın olgunlaşması ve yumuşaması için bekletildikten sonra tüketilir.
  • Reçeli, jölesi, marmelatı ve şurubu yapılabilir.
  • Şarap üretiminde aroma verici ajan olarak kullanılır.
  • Olgunlaşmamış yeşil meyveler muşmula çayı yapımında kullanılabilir.
  • Olgunlaşmamış meyvelerinden toz şeker ve sirke kullanılarak muşmula turşusu yapılabilir.

Kaynaklar ve Referanslar


Ananas

Bütün ve dilimlenmiş ananas meyvesi...

Ananas Nedir? Neye İyi Gelir?

Ananas (Ananas comosus) harika lezzeti, farklı görünüşü ve sağlığa olan faydalarıyla öne çıkan tropikal bir meyvedir. Meyve ana vatanı olan Güney Amerika’da (Paraguay) 1555 yılında bulunmasıyla Avrupa yayılmıştır. (1) Ananas bazı kişilerin düşündüğü gibi ağaçta yetişmez. Ananas bitkisi ince ve sivri yapraklı, 1.5 metreye kadar boylanabilen bir bitkidir. Meyvenin oluşması 2 yılı bulur ve her bitkide 1 tane ananas büyür.

Ananas tarlası ve ananas bitkileri...
Ananas tarlası ve meyveler…

Bu ünlü meyve besin, antioksidan ve iltihaplanma ve hastalıklarla savaşan enzimler ile doludur. Bilinenlere göre sindirime yardımcı olması, bağışıklığı güçlendirmesi, kemik ve göz sağlığını artırması ve ameliyat ve yaralanma gibi durumlarda iyileşmeyi hızlandırması gibi çok sayıda faydası vardır. Günümüzde en çok ananas üreten ve ihraç eden ülke Kosta Rika’dır. Ananasın detaylı faydalarını, besin değerleri ve yan etkilerini ve ananasın nasıl seçilip saklanması gerektiğini yazının ilerleyen bölümlerinde okuyabilirsiniz.

Ananasın Faydaları Nedir?

1- Hastalıklarla Savaşan Antioksidanlar İçerir: Antioksidanlar vücudun oksidatif stres ile savaşmasına yardımcı olan moleküllerdir. Vücutta çok fazla serbest radikal olduğunda oksidatif stres meydana gelir ve bu durum çeşitli hastalıklara sebep olabilir. (2, 3) Ananas özellikle flavonoidler ve fenolik asitler olarak bilinen antioksidanlar açısından zengindir ve içerdiği antioksidanların etkisi uzun sürelidir.

2- İçerdiği Enzimler Sindirimi Kolaylaştırır: Ananas bromelain denen bir grup sindirim enzimi içerir. (4) Bu enzimler protein moleküllerini amino asit ve küçük peptidler gibi yapı taşlarına parçalamada görev alır ve bu sayede protein içeren besinler ince bağırsakta daha kolay emilir. Pankreas yetmezliği olan kişiler için bu durum oldukça faydalıdır. Örneğin bir araştırmada; pankreas yetmezliği olan kişiler bromelain içeren sindirim enzimi takviyeleri almış ve sindirim kaliteleri önemli ölçüde artmıştır. (5) Bu madde ticari işletmelerde sıklıkla et yumuşatıcı ve marine edici olarak kullanılmaktadır. (6)

3- Kanser Riskini Düşürür: Birden fazla bilimsel araştırma ananas ve içerdiği bileşiklerin kanser riskini düşürebileceğini öne sürmektedir. Bu etkilerin sebebi olarak meyvenin oksidatif stresi minimize etmesi ve iltihaplanmaları azaltması gösterilmekte. Bulgulara göre ananas göğüs kanseri, safra kesesi kanseri, cilt kanseri, gastrik sistem ve kolon kanserine karşı etkili olabilir. (7, 8) Laboratuvar testleri ve hayvan araştırmalarına göre ananasın içerdiği bileşikler beyaz kan hücrelerinin etkisini artırıp, kanserli hücrelerin büyümesini önleyebilir ve kanserli hücreleri temizleyebilir.

4- Bağışıklığı Güçlendirir ve İltihaplanmaları Azaltır: Ananas yüzyıllardır geleneksel tıbbın bir parçası olmuştur. (9) Geniş yelpazede vitaminler, mineraller ve bromelain gibi bağışıklığı güçlendirip iltihaplanmaları azaltan enzimler içerir. 9 haftalık bir araştırmada 98 sağlıklı çocuk, 3 gruba bölünmüş ve 1. grup hiç ananas yemezken 2. grup günde 140 gr ananas yemiş ve 3. grup günde 280 gram ananas yemiştir. Ananas yiyen çocuklar izlenmiş ve viral ve bakteriyel enfeksiyonlara yakalanma risklerinin önemli ölçüde azaldığı gözlenmiştir. Çok ananas yiyen grupta ise diğer gruplara nazaran 4 kat daha fazla beyaz kan hücresi ölçülmüştür. (10)

5- Artrit Semptomlarını Azaltır: Çeşitli artrit tipleri vardır ancak çoğunluğu eklemlerde iltihaplanmalara yol açar. Ananas antienflamatuar özellikleri olan bromelain içerdiği için iltihaplı artrit sorununda ağrıları azaltabilir. (11) 1960’larda yapılan araştırmalara göre; ananasın içerdiği bromelain maddesi o zamanlarda romatoid artrit semptomlarını azaltmak için kullanılırmış. Günümüzde yapılan araştırmalar da ananasın artrit tedavisine etkilerini incelemiştir. Yeni bir araştırma, bromelain enzimi içeren kapsüllerin ağrıları, bilinen artrit ilaçlarından diklofenak kadar etkili olarak azaltabildiğini belirtmektedir. (12) Ancak bu maddenin kısa süreli tedavilerde etkili olurken uzun vadeli tedavilerde ne kadar etkili olabileceği hala araştırılmaktadır.

6- Ameliyat veya Ağır Egzersizden Sonra İyileşmeyi Hızlandırır: Ananas yemek ameliyat veya egzersiz sonrası iyileşme süresini kısaltabilir. Bir araştırmaya göre diş ameliyatı öncesi ananas tüketen veya bromelain kapsülü alan kişilerde ameliyattan sonra ağrılar azalmış ve hastalar kendini daha mutlu hissetmiştir. (13) Ayrıca birden fazla araştırma 3 güne kadar ağrıları devam eden ağır egzersizlerden sonra tüketilen ananasın daha hızlı iyileştirdiğini belirtmektedir.

7- Kemik Sağlığını Artırır: Ananasta etkileyici miktarda manganez bulunur. (14) Manganez kemiklerin güçlenmesi, büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan bir iz mineraldir. Ayrıca vücuttaki belirli bazı enzimlerin üretilmesi ve aktifleşmesi için gereklidir. Bir porsiyon ananas ile günlük manganez ihtiyacınızın %70’inden fazlasını karşılayabilirsiniz.

8- Görüşü İyileştirir: Yaşa bağlı görme kayıpları dünya genelinde nüfusun önemli kısmını etkilemektedir. Ananasta bulunan beta-karoten yaşa bağlı görme kayıplarını önleyebilir.

9- Kan Pıhtılarını Önler: Meyvede bulunan potasyumun damar genişletici etkileri, pıhtıların kan akışını engellemesini ve arter ve kan damarlarında plak birikimini önleyebilir. Bu sayede ateroskleroz, kalp krizi ve felç durumları önlenebilir. Ananas tüketimi kalp sağlığını artırır.

10- Kan Dolaşımını Artırır: Meyvede potasyumun yanı sıra bakır ve bir dizi enzim reaksiyonunda görev alan diğer mineraller bulunur. (15) Öne çıkan minerallerden bakır, kırmızı kan hücreleri oluşumunda demir ile beraber görev alarak organlara giden oksijeni artırır ve organların optimal çalışmasına fayda sağlar. Ayrıca beyne giden kan miktarının artışını sağlayarak bilişsel fonksiyonları güçlendirir.

11- Öksürük ve Soğuk Algınlığını Tedavi Eder: Ananas hem bromelain hem de C vitamini açısından zengindir. Bu sayede solunum yolu hastalıklarının önlenmesi ve tedavisine yardımcı olur, solunum yollarında biriken balgam ve mukusu azaltır. (16)

12- Astım Semptomlarını Azaltır: Meyvenin içerisinde C vitamini, bromelain ve beta-karoten gibi astım hastalığında sıklıkla görülen iltihaplanmaları azaltan besinler bulunur.

13- Doğurganlığı Artırır: Ananas antioksidan özellikleri sebebiyle doğurganlığın artmasıyla ilişkilidir. Serbest radikalleri etkisizleştirmesi sebebiyle kadınlara hamile kalmalarında yardımcı olabilir. İçerdiği C vitamini, beta-karoten, bakır, çinko ve folat gibi vitamin ve mineraller ile hem kadınlarda hem de erkeklerde doğurganlığı artırabilir.

14- Cilt Sağlığı: Ananas tüketimi sivilcelerin, cilt hasarının ve yaşlanma belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. İçerdiği C vitaminiyle kollajen üretimini artırarak cildi sağlıklı tutar.

15- Ağız ve Dişlere İyi Gelir: Ağız kanserine karşı koruma sağlamasının yanı sıra ananas kan damarlarını büzücü özellikler gösterir ve diş ve diş etlerini güçlendirir. (17) Çok güçlü bir damar büzücü (astrenjan) olduğu için sıklıkla dişlerin gevşemesi ve diş etlerinin geri çekilmesi durumlarında bitkisel çözüm olarak kullanılır. Ananas gibi astrenjan ajanlar dokuların sıkılaştırılmasında rol oynayarak diş kaybı, saç kaybı, kas güçsüzlüğü ve cilt sarkması gibi durumların önlenmesine yardımcı olur.

16- Tansiyonu Düzenler: Ananas değerli bir potasyum kaynağıdır. (18) Damar genişletici etkileriyle kan damarlarındaki gerginlik ve basıncı azaltır ve kan dolaşımını artırır. Kan damarları rahatladığında tansiyon düşer ve kan akışı sınırlanmaz, hipertansiyon riski düşer.

17- Böbrek Taşını Çözer: Sindirimi düzenleyip, kan pıhtıları azaltmasıyla böbrek taşlarının çözülmesine yardımcı olur. Böbrek taşlarını uzak tutmak için bromelain açısından zengin meyveler tüketilebilir veya meyvelerin suyu içilebilir.

Ananasın Yan Etkileri / Zararları

Ananas tüketiminde görülen yan etkilerin başlıca sebebi içerdiği bromelain ve C vitaminidir. Ayrıca olgunlaşmamış ananasları tüketmek oldukça sağlıksızdır ve önerilmez. Yaygın görülen yan etkiler:

  • Kusma
  • Ağız ve yanakların terlemesi
  • Ciltte döküntü
  • İshal
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı

RİSKLER

Hassasiyet: Aşırı ananas tüketilirse bromelain sebebiyle dudak, diş eti ve dilde hassasiyet oluşabilir.

Konserve Ananas: Konserve ananaslarda yer alan koruyucu maddeler ve şeker özellikle diyabetlilere ve zayıflamaya çalışanlara zararlı olabilir.

Hamilelikte Ananas: Bromelain adet görmeyi uyarıcı özellikler gösterir. Bu yüzden hamile kadınlar düşük riskini önlemek için aşırı ananas tüketiminden kaçınmalıdır.

İlaç Etkileşimleri: Antikoagülanlar, kan inceltici ilaçlar, uykusuzluk ilacı, antidepresanlar ve benzodiazepinler ile etkileşime girebilir.

Kalp Düzensizlikleri: Beta-bloker ilaçları kullanan kişiler potasyum içermesi sebebiyle ananası kontrollü tüketmelidir.

Ananas Besin ve Kalori Değerleri

Ananas1 Meyve - 905 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori452%23
Yağ Kaynaklı Kalori9.1
Toplam Yağ1.1 g%2
Doymuş Yağ0.1 g%0
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum9.1 mg%0
Toplam Karbonhidrat119 g%40
Diyet Lifi12.7 g%51
Şeker89.1 g
Protein4.9 g%10
B6 Vitamini1.0 mg%51
C Vitamini433 mg%721
Tiamin0.7 mg%48
Folat (Folik Asit)163 mcg%41
Niasin4.5 mg%23
Pantotenik Asit1.9 mg%19
Riboflavin0.3 mg%17
A Vitamini525 IU%10
Manganez8.4 mg%419
Bakır1.0 mg%50
Potasyum986 mg%28
Demir2.6 mg%15
Magnezyum109 mg%27

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Ananas Nasıl Seçilir, Nasıl Saklanır?

Ananasın olgunluğu ve tazeliği, üst kısımdaki yaprakların ne kadar yeşil olduğu önemli olmaksızın alt kısmının kokusundan anlaşılabilir. Seçtiğiniz ananasın alt kısmı ananas suyu kokusuna benzer şekilde tatlı kokmalıdır. Kokusu olmayan ananaslar ya çok erken hasat edilmiş ya da olması gerektiği kadar lezzetli değillerdir.

Meyveyi tüketmeden önce yapraklarını kesip buzdolabında ters olarak bekletmeniz önerilir. Genellikle en tatlı kısmı en alt bölümüdür ve buzdalobına ters koyduğunuzda bu tatlılık meyvenin tamamına yayılır. Besin değerinden maksimum faydayı sağlamak için taze tüketmeniz önerilir.

Taze ananas kesildikten sonra buzdolabında 2-4 gün arası bekleyebilir. Saklama kabına dahi koysanız bazen renginde kahverengileşmeler olabilir. Bu renk değişimini portakal suyu kullanarak geçirebilirsiniz. Eğer meyveyi derin dondurucuda saklayacaksanız, yüksek miktarda sitrik asit içerdiği için ön işleme gerek duymaz. Halka halinde dilimlenmiş veya büyük parçalar halinde hava almayan kapanabilir poşet ve torbalarda 12 aya kadar saklayabilirsiniz. Bazı bölgelerde farklı şekillerde tüketilen ananaslar fırın yardımıyla kurutularak da saklanmaktadır.


Kaynaklar ve Referanslar


Kivi

Bütün ve doğranmış kivi meyvesi...

Kivi nedir? Neye İyi Gelir?

Kivi dünya genelinde hem lezzeti hem de tıbbi özellikleri sebebiyle önem verilen bir meyvedir. Özellikle Eski Çin’de sağlık amacıyla bu gün biliminde ispatladığı farklı kullanımları vardır.

Kivi ağacı ve meyveleri
Kivi ağacı ve meyveleri

Meyvenin ana vatanı Çin’dir ve ilk kez 1900’lü yılların başında ticari olarak tarımı Yeni Zelanda’da yapılmıştır. Daha önceleri Çince veya farklı isimlerle adlandırılan meyve, Yeni Zelanda’da üretilip dünyaya satılmaya başlanınca ülkenin yerli ve ünlü kuşu olan kivi kuşunun adını almıştır. Bugün en büyük üreticileri İtalya, Şili, Fransa ve Japonya’dır. Kivi son yıllarda ülkemizde de önem kazanan, Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz Bölgeleri’nde üretim hacmi yüksek olan bir meyvedir.

Kivinin sağlığa olan faydaları arasında; cilde iyi gelmesi, kalp sağlığını artırması, tansiyonu düşürmesi ve felci önlemesi öne çıkar. Ayrıca uykusuzluk, kanser, maküler dejenerasyon ve diyabetin tedavisine yardımcı olur. Hamilelikte faydalı bir meyvedir ve demir emilimini artırır. Aşağıdaki başlıktan faydalarını detaylı olarak okuyabilirsiniz.


Kivinin Faydaları

1- Vitamin ve Mineraller Açısından Zengindir: Kivi güçlü bir antioksidan olan C vitamini açısından oldukça zengindir. Ölçümlere göre 100 gram kivi günlük C vitamini ihtiyacının %154’ünü karşılar ve bu oran neredeyse limon ve portakalın iki katıdır. (4) C vitamini iltihaplanma veya kansere sebep olabilecek serbest radikalleri temizlemede ve vücudun zararlı patojenlere karşı bağışıklığını artırmasında faydalıdır. Meyve ayrıca A, B6, B12 ve E vitamini ve potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum açısından iyi bir kaynaktır. Bu besinler sayesinde kivi tüketmek kan dolaşımını düzenler, stresle savaşmaya yardımcı olur ve diğer çok sayıda vücut fonksiyonunda rol oynar.

2- Uyku Düzensizliklerini Tedavi Eder: Modern dünyada uyuma zorlukları ve uykusuzluk önemli bir sorundur. Kivi hakkında yapılan çok sayıda araştırma; meyvenin içerisinde bulunan antioksidan, serotonin ve diğer bileşiklerin uyku düzensizliklerini tedavi etmede etkili olabileceğini söylemektedir. Tüketicilerin bildirdiğine göre uyumadan bir saat önce yenen 2 kivi meyvesi kolay uyumaya son derece faydalı olabilir. (6)

3- Sindirime Yardımcı Olur: Kivi, protein çözücü özellikleriyle bilinen ve papayada bulunan papaine benzeyen aktinidazin adında bir enzim içerir. Kivinin etin marine edilmesinde ve yumuşatılmasında yaygın olarak tercih edilmesinin sebebi bu enzimdir. Bu enzim mide ve bağırsakta proteinlerin sindirimine yardımcı olur ve ayrıca irritabl bağırsak sendromu hastalarına iyi gelir. (3)

4- Güzel ve Sağlıklı Bir Cilt İçin Kivi Tüketin: Kivi doğal bir alkalidir. Yani sıklıkla tükettiğimiz asidik besinlerin olumsuz etkilerini önleyebilir. Sağlıklı bir vücut, kişiyi aktif ve enerji dolu tutan ve cildine sağlık ve gençlik katan dengeli pH seviyelerine sahiptir. Meyvedeki C ve E vitaminleri antioksidan görevi üstlenerek ciltteki çok çeşitli sorunların giderilmesinde etkili olur. Bu yüzden kivi dilimlerinin cilde uygulanması bir çok kişi tarafından tercih edilir.

5- Astım Tedavisine Yardımcı Olur: Yüksek C vitamini ve antioksidanlar içermesi sebebiyle kivinin astımın tedavisine yardımcı olabileceği düşünülmektedir. 2000 yılında yapılan bir araştırmaya göre düzenli taze kivi tüketen kişilerin akciğer fonksiyonlarında kivi tüketimine bağlı olumlu gelişmeler gözlenmiştir. Taze kivi tüketimi duyarlı çocuklarda hırıltıları azaltabilir.

6- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir ve Hastalık Riskini Düşürür: Kivi dengeli bir besin dağılımına sahiptir. C vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendirirken, içerdiği antioksidanlarla uzun süreli koruma sağlayabilir. Bir araştırmada, özellikle 65 yaş ve üzeri kişiler ile çocuklarda bağışıklık fonksiyonlarını güçlendirdiği ve bu kişilerde soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların görülme riskini azalttığı açıklanmıştır. Meyvenin içerdiği antioksidanlar ayrıca stres ve benzeri çevresel kaynaklı oluşabilen DNA hasarını azaltabilir. Oksidatif DNA hasarı kolon kanseriyle yakından ilgilidir. Düzenli kivi tüketimi kolon kanseri riskini de düşürür.

7- Tansiyon Kontrolüne Yardımcı Olur: 2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre, bir günde yenen 3 kivideki bioaktif maddeler tansiyonun düşmesine yardımcı olabilir. Uzun vadede yüksek tansiyon kaynaklı felç ve kalp krizi gibi hastalıkların önlenmesine fayda sağlayabilir. (1)

8- Kan Pıhtılarını Azaltır & Kalp Sağlığını Artırır: Tansiyonu kontrol etmeye fayda sağlamasının yanı sıra içerdiği polifenoller, vitaminler ve mineraller kardiovasküler sağlığın korunmasına destek olur. (2) Oslo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre günde 2-3 kivi yemek kan pıhtısı riskini önemli ölçüde düşürür. Ayrıca kandaki kötü kolesterole olumlu etkileri olur. Araştırmacılara göre düzenli kivi tüketiminin kalp sağlığını artırmak için düzenli aspirin almaya benzer etkileri vardır. (5)

9- Görüş Kaybına Karşı Korur: Maküler dejenerasyon görüş kaybının en yaygın sebeplerindendir ve kivi tüketimi gözlerinizi bu hastalıktan koruyabilir. Günde 3 adet kivi yemek maküler dejenerasyon riskini %36 oranında düşürür. İçerdiği yüksek zeaksantin ve lutein bu etkilerden sorumludur.

10- Diyabeti Kontrol Eder: Kivi glisemik indeksi düşük olan bir meyvedir ve bu yüzden diyabet hastaları için uygundur. Kivi özleri kullanılarak yapılan bir araştırmaya göre, tüketimi diyabetin önlenmesinde kritik olan Adipogenesis’i düzenler. Adipose (yağ) dokularının disfonksiyonu insülin direnci ve diyabetin ortaya çıkmasında güçlü bir şekilde etkilidir.

11- Zayıflama: 100 gram kivi sadece 55 kalori içerir ve zayıflamaya çalışan kişiler için hem lezzetli hem de besleyici bir alternatiftir. İçerisinde ayrıca iyi miktarda çözülebilir lif bulunur ve bu sayede doygunluk hissi sağlayarak, ani yemek yeme isteklerini önleyebilir.

12- Demir Emilimini Artırır: Bir araştırmada katılımcılar demir açısından zengin bir kahvaltı yapmış ve kahvaltıyla beraber bir grup muz tüketirken diğer grup kivi tüketmiştir. Araştırma sonucuna göre kivi tüketen katılımcıların vücudundaki demir miktarı muz tüketenlere göre daha yüksek bulunmuştur. (7)

13- Hamilelikte Faydalıdır: Kivi hamile kadınlar için yüksek oranlarda folik asit (folat) içermesi sebebiyle harika bir meyvedir. Folat eksikliği sonucu bebeklerde doğum kusurları oluşabilir. Hamilelikte yeterli folat almak bebeğin beyin fonksiyonlarının gelişimi için de önemlidir. Ayrıca içerdiği C, E ve K vitaminleri ve flavonoidler ceninin genel sağlığını ve gelişimini olumlu etkiler.

14- Kanseri Önler: Kivi, Çin halk tıbbında kolon kanseri, karaciğer kanseri, göğüs kanseri, mide kanseri ve akciğer kanserine karşı etkili olması sebebiyle geleneksel olarak kullanılır. Bilinenlere göre kivi özleri kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyebilir ve endojen DNA hasarına karşı korur. (8)

15- Kistik Fibroz Tedavisinde Etkilidir: Kivi kissper denen, sistein açısından zengin bir peptid içerir. Bu madde kistik fibroz tedavisinde etkili olabilir.

16- Artriti Tedavi Eder: Antienflamatuar özellikleriyle romatoid artrit tedavisinde faydalı olabilir. Sağlığınızda doğal ve etkili bir iyileşme için diyetinize kivi eklemeniz önerilir.


Kivinin Yan Etkileri ve Zararları

Kivi tüketiminde ve özellikle aşırı kivi tüketiminde aşağıdaki yan etkiler görülebilir: (9)

  • Alerjik Reaksiyonlar: Alerjik reaksiyonlar hafiften, şiddetli anafilaksiye kadar değişebilir. Araştırmalara göre özellikle kivi tüketen küçük çocuklar alerjiye daha yatkındır. Yaygın görülen bir durum değildir ancak alerjik reaksiyonlara karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Oksalatlar: Kivi oksalat raphide kristalleri kaynağıdır. Kivi gibi oksalatlar açısından zengin besinlerin aşırı tüketilmesi bazı kişilerde böbrek taşı oluşumuna yol açabilir. Ayrıca vücutta kalsiyum ve magnezyum dahil bazı besinlerin emilimini etkileyebilir.
  • Diğer Yan Etkiler:
    • Ağız (oral) alerji sendromu, ishal, lateks alerjisi
    • Pankreatit problemi, dermatit, kanama düzensizlikleri

Kivinin Besin Değerleri (10)

Kivi1 Adet Orta Boy (76 g) - Kabuksuz
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori46.4%2
Yağ Kaynaklı Kalori3.3
Toplam Yağ0.4 g%1
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum2.3 mg%0
Toplam Karbonhidrat11.1 g%4
Diyet Lifi2.3 g%9
Şeker6.8 g
Protein0.9 g%2
K Vitamini30.6 mcg%38
C Vitamini70.5 mg%117
E Vitamini1.1 mg%6
Folat19.0 mcg%5
B6 Vitamini0.0 mg%2
Potasyum237 mg%7
Manganez0.1 mg%4
Bakır0.1 mg%5
Magnezyum12.9 mg%3
Fosfor25.8 mg%3
Kalsiyum25.8m g%3

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Kaynaklar ve Referanslar