Yonca

Yonca bitkisi ve tohumları...

Yonca Nedir? Yonca Neye İyi Gelir?

Yonca yüzyıllardır sadece hayvan yemi olarak değil, tıbbı amaçlarla da tercih edilmiştir ve sağlığa olan faydaları bir sır değildir. Antik Çin’de böbrek taşı ve mide-bağırsak sorunları için kullanılırken, Hint tıbbı Ayurveda’da artrit ve sindirim sorunları için kullanılmıştır.

Yoncanın bilimsel adı Medicago sativa‘dır ve aslında baklagiller ailesinin bir üyesidir ancak şifalı bitki olarak kabul görmüştür. Dünyadaki besin değeri açısından en zengin yem bitkilerinden biri olan yonca (1) İngilizce’de “alfalfa”, Arapça’da ise bütün yemeklerin babası anlamına gelen “al-fac-facah” adıyla adlandırılır.

Tohumları ve kurutulmuş yaprakları besin desteği olarak kullanılabilir veya yonca içeren hazır kapsül halindeki besin destekleri tercih edilebilir. Tohumlarının filizlendirilerek yonca filizleri olarak veya yonca çayı olarak kullanılması yaygındır.

Yoncanın Faydaları Nelerdir?

1- Kolesterolün Düşmesine Yardımcı Olur: Yoncanın kolesterolü düşürme yeteneği en iyi incelenmiş özelliğidir. Maymun, tavşan ve fareler üzerinde yapılan çok sayıda araştırmada kolesterol seviyelerini düşürdüğü görülmüştür. (2, 3) Bazı araştırmalar bu etkilerin insanlar üstünde de geçerli olduğunu belirtiyor.

Bir araştırmada günde 3 sefer 40 gram yonca tohumu tüketen kişilerin toplam kolesterolü %17, kötü (LDL) kolesterolleri ise 8 hafta sonunda %18 düşmüştür. (4) Bu etkilerin sebebi olarak bitkinin yüksek miktarlarda saponinler içermesi gösterilir. Bu maddeler kolesterolün bağırsaklarda emilimini azaltır ve kolesterol yapımına sebep olan bileşikleri vücuttan uzaklaştırır.

2- Diyabet Tedavisine ve Metabolizmanın Güçlenmesine Yardımcı Olur: Yoncanın geleneksel kullanımlarından biri anti-diyabet ajanı olarak kullanılmasıdır. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada yonca besin desteklerinin diyabet olan hayvanlarda kolesterolü düşürüp, kan şekeri kontrolünü iyileştirdiğini ortaya koymuştur. (5) Diğer araştırmalar da pankreastan insülin salgılanımını artırdığını ortaya koymaktadır. (6)

3- Menopoz Semptomlarını Hafifletir: Bitki östrojen hormonuna benzeyen fitoöstrojenler açısından zengindir; yani vücutta östrojenin etkilerine benzer etkiler yapar. Bu bileşenler bilim dünyasında tartışmalıdır ancak östrojen seviyesinin azalması sebebiyle ortaya çıkan menopoz semptomlarını hafifletme gibi faydaları vardır. 20 kadının katıldığı bir araştırmada ada çayı ve yonca özlerinin gece terlemeleri ve sıcak basmasını tamamen geçirdiği belirtilmiştir. (7)

4- Antioksidan Özellikleri Vardır: Yonca, Ayurvedik tıpta iltihaplanma ve oksidatif hasar sebepli sorunların tedavisinde kullanılmaktadır. Güçlü bir antioksidan olduğu hayvan deneyleri ile onaylanmıştır.

Bulgulara göre yonca serbest radikallerin sebep olduğu hücre ölümlerini ve DNA hasarını azaltır. Bu etkileri hem serbest radikal üretimini düşürerek hem de vücudun onlarla savaşma kabiliyetini yükselterek yapmaktadır. (8, 9) Hatta bir araştırmaya göre yonca, felç ve beyin hasarının sebep olduğu zararları dahi azaltabilir. (10)

5- İtihaplanmaları Azaltır: Artrit ve diğer iltihaplı hastalıkların tedavisinde kullanılması yaygındır. Yüksek miktarlarda C ve B vitaminleri kalsiyum ve antioksidan bileşikler içerir. Bu sayede eklemler çevresindeki ve vücut genelindeki iltihaplanmaları azaltabilir ve bağışıklık sistemini güçlendirebilir.

6- Bağırsak Hareketlerini İyileştirir: Yonca önemli miktarlarda diyet lifi içerir. Vücudun sindirim sağlığını koruyabilmesi için diyet lifine ihtiyacı vardır. (11) Lif sadece atıkların daha kolay boşaltılmasını sağlamakla kalmaz ayrıca bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsaklardaki iltihaplanmaları azaltır. Bu sayede hazımsızlık karın ağrısı, şişkinlik, ishal, kabızlık ve bağırsaklardaki bakteriyel dengesizlikler önlenir.

7- İyileşmeyi Hızlandırır ve Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Geleneksel kullanımında daha hızlı iyileşme ve enfeksiyonun önlenmesi için yonca filizleri püre haline getirilip yaralar üzerine uygulanırdı. Antioksidan özellikleri, besin ve mineral içeriği sebebiyle bölgeye kan akışını ve dokuların iyileşme hızını artırır. Yonca besin destekleri de yüksek protein içeriğiyle bağışıklık sistemi, büyüme, gelişme ve iyileşmeye önemli katkı sağlar.

8- Detoks Etkisi Vardır, Vücudu Temizler, Böbrek Sorunlarına İyi Gelir: İdrar söktürücü özellikleri sebebiyle geleneksel olarak böbrek sorunlarını tedavi etmede kullanılır. Daha fazla idrar gördürerek vücudun temizlenmesini, aşırı tuz, yağ ve suyun atılmasını kolaylaştırır.

9- Kalp Hastalıklarını Önler: İçerdiği antioksidanlar bütün kalp hastalıklarının başlangıcı olan aterosklerozu önler. Kanda bulunan rutin maddesinin fonksiyonlarını iyileştirir. Yoncada önemli miktarda potasyum ve demir bulunur. Bu mineraller kalp sağlığına doğrudan ve dolaylı olarak fayda sağlar.

10- Yonca Cildi Temizler ve Cilde Sağlık Katar: Yoncada bulunan klorofil vücuttaki zehirli ve zararlı maddeleri temizlemesiyle bilinir, ayrıca enfeksiyonlara karşı korur. Bitkide bulunan A vitamini ise cildin onarımı ve sağlıklı kalması için gereklidir. (12)

11- Yonca Tüketmek Saçları Güçlendirir, Saç Uzamasını Olumu Etkiler: Yonca içerdiği yüksek protein ile saç uzamasına yardımcı olur. Kuru yonca, tohumları veya filizleri sağlıklı saçlar içeren gereken proteini karşılayabilir. İçerdiği B1, B6 ve C vitamini saçlar için faydalıdır, özellikle B1 ve B6 vitamini saç sağlığı için çok önemlidir. Mineral olarak ise içerdiği kalsiyum, çinko, silika ve demir ile belki de saç kaybının önüne geçebilirsiniz.

12- Kan Zehirlenmesini, Böbrek Taşını ve Romatizmayı Önler: Yonca bitkisi anti-romatizmal ajan olmasını sağlayan farklı özellikler gösterir.

Bitkinin böbrek taşını önlemek için kullanımı vardır ve ödem, artrit, venöz ülser, ağır metal zehirlenmesi gibi farklı durumlarda da kullanılır.

13- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Detoks yapıcı özellikleri sayesinde şeker seviyelerini kontrol altında tutar. Protein ve lif içerdiği için ise yonca filizleri, tohumu veya çayı zayıflamaya çalışan kişiler için harika bir seçenek olabilir.


Yoncanın Yan Etkileri / Zararları

Yonca yaprakları ve filizleri çoğu yetişkin için güvenli kabul edilir. Ancak yonca tohumunun uzun süre kullanılması tehlikeli olabilir. Yonca tohumları otoimmün rahatsızlığı lupus eritematoza belirtilerine benzer reaksiyonlara sebep olabilir. (13)

Yonca tüketmek bazı kişilerin (özellikle açık ten rengi olan) cildinin güneşe aşırı hassas hale gelmesine sebep olabilir. Kullanırken aşağıdaki özel durumların bilincinde olunmalıdır.

Hamilelik ve Emzirmede Yonca Tüketimi: Besin miktarlarından fazla tüketilmesi tehlikeli olabilir. Östrojen benzeri aktiflik gösterdiğine ilişkin kanıtlar vardır, rahmin uyarılmasına ve kasılmasına sebep olabilir ve bu durum hamileliği etkileyebilir. Kullanmayın. (13, 14)

Otoimmün Hastalıklar: (Çoklu Skleroz (MS), lupus, romatoid artrit ve diğer durumlar) Yonca bağışıklık sisteminin daha aktif olmasına sebep olabilir ve bu durum otoimmün hastalıkların semptomlarını artırır. Bu konuda yonca ürünleri kullanıldıktan sonra hastalığın kötüleştiğine dair iki durum raporu vardır. Eğer bu tarz bir durumunuz varsa daha net deliller elde edilinceye kadar yonca ve ürünlerini kullanmaktan kaçınmanız daha iyidir. (13)

Hormon Hassas Kanser Türleri: (Göğüs kanseri, yumurtalık kanseri vd.) Östrojen benzeri etkileri olduğu için, östrojenden olumsuz etkilenen hastalıkları daha da kötüleştirebilir. Bu durumda yonca ve ürünlerini kullanmayın.

Diyabet: Kan şekeri seviyelerini aşırı düşürebilir. Eğer diyabetiniz varsa ve yonca kullanıyorsanız, kullanırken kan şekerinizi yakından takip edin.

Böbrek Nakli: Üç ay boyunca yonca ve karayılan kökü (black cohosh) içeren besin takviyesi kullanan bir kişinin vücudunun nakledilen böbreği reddettiğine ilişkin bir rapor vardır. Bu etkinin asıl sebebinin karayılan otu değil yonca olduğu düşünülmektedir. (13)


Yoncanın Besin Değerleri

Yonca insanlar için genel olarak besin desteği, yonca filizi veya çay vb. formlarda tüketildiği için standart bir besin değeri yoktur. Bütün yonca ürünleri K ve C vitamini, bakır, manganez ve folat açısından zengindir. Örneğin 1 kase, 33 gram yonca filizi 8 kalori içerir ve vitamin ve mineral dağılımı aşağıdaki gibidir. (16)

  • K Vitamini: Günlük ihtiyacın %13’ü.
  • C Vitamini: Günlük ihtiyacın %5’i.
  • Bakır: Günlük ihtiyacın %3’ü.
  • Manganez: Günlük ihtiyacın %3’ü.
  • Folat: Günlük ihtiyacın %3’ü.
  • Tiamin: Günlük ihtiyacın %2’si.
  • Riboflavin: Günlük ihtiyacın %2’si.
  • Magnezyum: Günlük ihtiyacın %2’si.
  • Demir: Günlük ihtiyacın %2’si.

Ayrıca bir kase 33 gram yonca filizinde, 1 gram protein ve 1 gram lifden gelen karbonhidrat bulunur. Bitki bioaktif bileşikler olan, saponinler, kumarin, flavonoidler, fitosteroller, fitoöstrojenler ve alkaloitler içerir. (1)

Yonca Çayı Nasıl Hazırlanır ve Nasıl Kullanılır?

Yonca çayı hazırlarken isterseniz kurutulmuş yonca yapraklarını veya ezilmiş yonca tohumlarını kullanabilirsiniz.

  • a) 1 bardak çay için 1 çay kaşığı kuru yonca yaprağı kullanın. Yaprakları yeni kaynamış suya ekledikten sonra 10-15 dakika demlenmesini bekleyin. Süzerek içebilirsiniz.
  • b) 4 bardak çay için 1 çay kaşığı ezilmiş yonca tohumu kullanın. Suyu ve tohumları beraber 30 dakika kaynatın ve ardından süzülüp içilebilir.

Çayın sebzemsi güçlü bir kokusu vardır. İsteğe bağlı olarak özellikle böbrek sorunlarında çaya nane ekleyip tüketebilirsiniz. Yaz günlerinde ise nane eklenmiş soğuk/buzlu yonca çayı iyi bir tercih olabilir. Bu çayın haftada birkaç gün günde 2 sefer kullanılması önerilir. Daha fazlası şişkinlik ve midede rahatsızlık yapabilir. (17)

Kaynaklar ve Referanslar

Yazıyı Puanlayın
[Toplam Oy: 3 Ortalama Puan: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.